|
Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa
Tasarısı'na Karşı Emekçiler Alanlarda |
|
01.04.2008 |
NEDEN?
(Genel Başkanımız Yakup Akkaya'nın, 1 Nisan'daki
eylemleri engellemeye dönük polis müdahalesine
ilişkin yaptığı basın açıklaması) |
|
24.03.2008 |
Kısmi Uzlaşma Sağlandı |
|
14.03.2008 |
İki
Saatlik İş Bırakma Eylemi Tüm Yurtta Etkisini
Hissettirdi |
|
14.03.2008 |
Tıp Bayramı'nda
Hekimlerden Beyaz Duruş |
|
13.03.2008 |
Tüm Yurtta İşçiler
Alanlarda... |
|
10.03.2008 |
Emek Platformu Başkanlar
Kurulu Bildirisi |
|
|
|

NEDEN?
(Genel Başkanımız Yakup Akkaya'nın
1 Nisan'daki eylemleri engellemeye dönük polis
müdahalesine ilişkin yaptığı basın açıklaması) |
|

Tarih 1 Nisan 2008.
Mecliste geleceğimizi elimizden alan, mezarda emekliliği
dayatan, sağlığı paralı hale getiren, yıpranma
hakkımızı ortadan kaldıran sosyal sigortalar ve
genel sağlık sigortası yasası görüşülüyor.
Alanlarda ise bu ülkenin emekçileri, bu ülkenin çocuklarına
ve kendinden sonraki işçi kuşaklarına onurlu bir
gelecek bırakmak isteyen halkı, haklı
taleplerini haykırıyor. En temel hakkını,
insanca yaşam hakkını savunmak için demokratik
tepkisini dillendiriyor.
Bir anda bildik görüntüler çıkıyor yine ortaya. Polis
saldırısı, eylemin engellenmeye çalışılması,
coplar, yerlerde sürüklenen kadınlar, erkekler,
gençler…
Yıpranma hakkı elinden alınan gazeteciler görevlerini
yaparken polis tarafından ‘yıpratılıyor’, matbaa
işçileri alanlarda, geleceklerine sahip çıkan
öğrenciler, işçiler, sağlık emekçileri
alanlarda… Bu ülkenin vergisini ödeyen, ülkenin
gelişmesine katkıda bulunan, üreten, ‘biz bu
ülkeye sahip çıkıyoruz’ diyen güçleri alanlarda.
Ve yine susturulmak isteniyor yaşam hakkını savunan
sloganlar, eşitlikçi bir yaşam için yükselen
sesler…
Neden?

Üreten bizleriz, yaşamı yaratan bizleriz…
Vergisini ödeyen bizleriz…
Bizler, çalışma koşullarının gün geçtikçe kötüleştiği
ülkemizde insan gibi yaşamak isteyenleriz…
Hergün ölüm haberleri geliyor tersanelerde çalışan
arkadaşlarımızdan, tekstilde 12-13 saate vardı
çalışma süreleri, sağlığımızı tehdit eden
koşullarda çalışırken yıpranma hakkımız alınıyor
elimizden. Ve mecliste bizler tarafından seçilen
milletvekilleri, hayatımız üzerine pazarlıklar
yürütüyor.
Bizler insanız, en temel hakkımız için, yaşam hakkımız için
alanlardayız.
Yok topumuz, tüfeğimiz, copumuz, gaz bombamız; yalnız
onurumuz, kararlılığımız, mücadele azmimiz var,
örgütlü gücümüz var, üretimden gelen gücümüz var
bizim.
Ve soruyoruz, neden yine bizim üzerimize iniyor coplar, neden
sloganlarımız bile bu denli rahatsız ediyor
geleceğimizi elimizden almaya çalışanları, bizim
alınterimizle kurulan ülkemizin en temel
değerlerini satanları?
Köleliği kabul etmemek mi suçumuz?
Şimdi karar zamanı. Şimdi emekçiler bir karar verecek. Şimdi
bu ülkenin duyarlı halkı bir karar vermek
zorunda. Ya en temel haklarımız, sosyal
güvenliğimiz, kıdem tazminatımız elimizden
alınırken susacağız ve ortak olacağız işçilerin
‘köleleştirilmesi’ suçuna, ya da mücadele
edeceğiz. 1 Nisan günü tüm baskılara rağmen
direnen ve Kızılay’ı giren emekçiler gibi, 15-16
Haziranları, 1 Mayısları yaratanlar gibi,
bugünkü haklarımızı almamızı sağlayan
mücadeleleri yürüten işçi kuşakları gibi
dolduracağız alanları. Seslerimiz ‘milletin
vekillerinin’ yani bizim seçtiklerimizin, yani
bizi temsil etmesi gerekenlerin kulaklarına
ulaşana kadar.
İnsana yaraşır onurlu bir yaşam, eşitlik ve özgürlük için,
bağımsız bir ülke için…
Saygılarımla,
Merkez Yönetim Kurulu adına,
Yakup Akkaya
Genel Başkan |
|
|
|
KISMİ UZLAŞMA
SAĞLANDI |
|
Emek Platformu'nu temsilen Türk-İş Genel Başkanı
Mustafa Kumlu, DİSK Genel Başkanı Süleyman
Çelebi, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, KESK
Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, Kamu-Sen
Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve TTB Genel
Başkanı Prof.Dr. Gencay Gürsoy'un katılımı ile
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda yapılan
toplantı sonrasında Yasa'da kısmi uzlaşma
sağlandı.
Yapılan görüşmeler sonucunda, emekli olmak için
aranan yaş sınırında bir değişiklik yapılmazken,
tasarıda 9000 olan prim ödeme gün sayısı 7200
güne düşürüldü.
Emek Platformu fiili hizmet zammından yararlanan
çalışanların bu haktan yararlanmayı
sürdürmelerini talep etmesine karşın, bu talep
de kabul edilmemiş, ancak işin niteliği fiili
hizmet zammından yararlanacakların tespitine
ilişkin kriterlere uygun olmasına karşın
tasarıdaki çizelgede yer almadığı belirlenen
sigortalılar belirlendiğinde, bu sigortalıların
tasarının TBMM'de görüşülmesi sırasında önerge
ile çizelgeye ilave edilmeleri kabul edilmiştir.
Mallüllük ve ölüm aylığı, aylık bağlama oranı,
sürekli işgöremezlik geliri, aylıkların alt
sınırı gibi konularda Emek Platformu'nun
taleplerinin kısmen kabul edildiği görüşmede,
genel sağlık sigortasına ilişkin de aşağıdaki
konularda uzlaşma sağlandı:
Sunulacak sağlık hizmetlerinin miktar ve
süresini belirleyecek komisyonlarda karar alma
sürecine katılacak yetkide meslek örgütü
temsilcilerinin de bulunması,
Diş protezlerinde, protez bedelinin yüzde
50'sinin cepten ödenmesi düzenlemesinin
kaldırılması,
Katılım payının, kronik hastalıklar için gerekli
olan ve hayati öneme haiz protez, ortez, araç,
gereç ve ilaç bedellerinden alınmaması kabul
edilmiştir; ancak hayati öneme haiz olmayan
ayaktan tedaviler ile diğer protez, ortez, tıbbi
araç, gereç ve ilaçlardan katılım payı
alınacaktır,
Emek Platformu'nun yatarak tedavilerde
hastalardan kurumca belirlenecek oranda alınması
öngörülen katılım payının kaldırılması talebi
kabul edilmiştir,
Emek Platformu'nun iş akdi sona eren
sigortalıların sağlık yardımlarından
yararlanmasına ilişkin talepleri kabul
edilmiştir.
Belirli konularda sağlanan uzlaşmaya rağmen yasa
halen sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerini
piyasalaştırmaya yönelik genel mantığını
koruyor. Anlaşma sağlanan maddelerde de, önceki
tasarıya göre iyileştirme olmasına karşın, zaten
yetersiz olan sosyal güvenlik sisteminin geriye
götürülmesine devam ediliyor. Bu nedenle
emekçilerin tepkileri de sürüyor. Başta
emeklilik yaşı olmak üzere Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın sosyal
hakların budanması anlamına geldiğini belirten
emekçiler güvenli bir gelecek için mücadele
edeceklerini görüşmelerin sürdüğü gün yaptıkları
eylemlerle duyurdular. İstanbul’da Herkese
Sağlık ve Güvenlik Gelecek Platformu tarafından
Aksaray Metro önü ile Kadıköy Meydanı’nda
yapılan oturma eylemlerinde AKP’nin politikaları
eleştirildi ve tasarının onaylanmadığı
duyuruldu.
Öte yandan, TBMM Genel Kurulu'nun gündemi ve
çalışma saatlerine ilişkin Danışma Kurulu
önerisi, kabul edildi. Gündemin ön sıralarına
çekilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Yasası'nda Değişiklik Öngören Yasa
Tasarısı, "temel yasa" olarak görüşülecek. Buna
göre, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Yasası'nda Değişiklik Yapılması
Hakkında Yasa Tasarısı, gündemin 5. sırasına
alındı. Tasarı, temel kanun olarak bölümler
halinde görüşülecek. |
|
|
|
İKİ SAATLİK İŞ BIRAKMA EYLEMİ TÜM YURTTA
ETKİSİNİ HİSSETTİRDİ
(Eylemden fotoğraflar için tıklayın...) |
|
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa
Tasarısı'na karşı çok sayıda şehirde uygulanan 2
saatlik iş bırakma eylemi, işçi sınıfının ortak
hareket ettiğinde siyasete ağırlığını
koyabildiğini tüm kesimlere gösterdi. Emek
Platformu'nun 10 Mart'ta aldığı kararlar
doğrultusunda saat 10:00 - 12:00 arasında
uygulanan iş bırakma eylemi sonucunda, okullarda
eğitime iki saat ara verildi, hastanelerde acil
hastalar dışı hasta kabul edilmedi, ulaşımda
aksamalar yaşandı. Uyarı eylemlerine katılan
binlerce emekçi sesini herkese duyurdu. Yalnızca
kent merkezlerinde değil, pek çok fabrika ve
işyerinde de iş bırakan işçilerin yaptıkları
eylemlerde, siyasi canlılık dikkat çekiciydi.
Eylemler sürerken Tayyip Erdoğan eylem yapan
işçileri suçlayıcı konuşmalar yapmayı sürdürmüş
olsa da, akşam saatlerinde Hükümet, yasa
tasarısını sosyal taraflarla bir kez daha
görüşmek için geri çekti.
İstanbul'da Saraçhane'ye yüründü
İstanbul'da Emek Platformu'nun çağrısıyla
harekete geçen emekçiler, Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi önünde toplandıktan sonra Saraçhane
Parkı'na doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş boyunca "Sağlık haktır satılamaz",
"Mezarda emekli olmayacağız", "AKP'nin imamı
kaça sattın vatanı", "Hükümet istifa",
"Emekçiler burada yalancılar nerede", "Yalancı
başbakan istemiyoruz" sloganları atıldı.
Saraçhane Parkı'nda açıklama yapan Sağlık ve
Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel
Başkanı Köksal Aydın, yasa tasarısının çıkması
halinde, halkın geleceğinin kararacağını ve
sağlık hakkının elinden alınacağını belirterek
tasarı çekilene kadar eylemlerin devam edeceğini
kaydetti.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyesi Ali
Çerkezoğlu da, Türkiye'nin her yanında yapılan
iş bırakma eyleminin bir çeşit referandum
olduğunu belirterek "Bu referandum sonucunda
açık farkla, herkesin görebileceği şekilde bu
yasaların çöpe gitmesi kararı çıktı" dedi.
Emek Platformu İstanbul bileşenleri adına ortak
açıklamayı yapan DİSK yönetim kurulu üyesi Ali
Rıza Küçükosmanoğlu da, bugün yapılan eylemin
uyarı niteliğinde olduğunu belirterek yasa
tasarısına karşı eylemlerinin devam edeceğini
açıkladı.
Yaklaşık 2 bin kişiyle başlayıp 10 bin kişiyle
biten eyleme, hastanedeki hasta yakınları ve
çevredeki halk da yoğun destek verdi.
Aynı saatlerde Basın-İş İstanbul Şube ve
Petrol-İş Sendikası da Rotopak işyeri önünde
yolu kesti ve yaklaşık 400 işçinin katılımıyla
iki saat boyunca sloganlarla yürüyüş yaptı.
İzmir'de Hayat Durdu
Ülkedeki en kitlesel eylemin gerçekleştiği
İzmir'de, Emek Platformu'nun çağrısıyla toplanan
binlerce emekçi saat 10:00-12:00 arasında
gerçekleştirdikleri 2 saatlik iş bırakma
eyleminde şehirde hayatı durdurdu. Binlerce
işçinin Konak Belediye Binası önünde toplanarak
Konak Meydanı'na yürüdüğü eylemde,
"Hükümet istifa", "Genel grev genel direniş",
"Hükümet yasanı al başına çal", "AKP'yi
istemiyoruz!", "İşçilerinin birliği AKP'yi
yenecek" sloganları atıldı. Belediye
işçilerinin yoğun katılım gösterdiği yürüyüşe üç
gün önce Balatçık Tekel tütün fabrikasında
işverenin fevri tavrı üzerine işten çıkarılan 11
işçi kadın da katıldı.Halkın yoğun destek
verdiği eylem, işçilerin sloganları ve
halaylarıyla büyük bir coşku içinde geçti.
Ankara'da İki Ayrı Eylem
Ankara'da Emek Platformu Başkanlar Kurulu ve
Türk-İş ve DİSK'e bağlı pek çok sendika iş
bırakma eylemi süresince TEDAŞ'ın önünde
toplanarak saldırı yasalarını protesto etti.
Türk-İş Başkanı ve Emek Platformu Dönem Başkanı
Mustafa Kumlu'nun bir konuşma yaptığı eyleme
işçilerin mücadele çağrısı damga vurdu.
Aynı saatlerde ağırlıkla sağlık emekçilerinin
oluşturduğu bir kortej de Numune Hastanesi'nden
Sağlık Bakanlığı'na doğru yürüyüşe geçti. Sık
sık "Hükümet istifa", "Genel grev, genel
direniş" sloganlarının atıldığı eylemde bir
konuşma yapan KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul,
bu eylemlerin sadece uyarı niteliğinde olduğunu
vurguladı. Halkın yoğun desteğini alan eylemler,
kötü hava şartları ve sağanak yağmura rağmen son
derece coşkuluydu.
Üç büyük kent merkezinin dışında, pek çok ilde
de yoğun katılımlı ve halkın desteğini alan
eylemler yapıldı. |
|
|
|
TIP BAYRAMI'NDA HEKİMLERDEN BEYAZ DURUŞ |
|
AKP’nin halkı sağlık
hakkından, sağlık çalışanlarını ise iş
güvencesinden yoksun bırakan saldırı yasaları
karşısında hekimler de 14 Mart Tıp Bayramı’nda
herkese insanca bir yaşam için iş bıraktı.
Türk Tabipler Birliği
tarafından ‘Karanlığı Aydınlatacağız’ başlıklı
basın açıklaması ile duyurulan eylemle,
hekimler demokratik, laik, tam bağımsız bir
ülkede sağlıktan, iş güvencesinden vazgeçmeden,
gelecek kaygısı duymaksızın yaşamak ve mesleki
pratiklerini ortaya koyabilmek için iş bırakma
eylemine katıldı. TTB tarafından yapılan ve
gereken acil durum önlemlerinin alınarak
mağduriyetin engelleneceğinin de belirtildiği
açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bilindiği
gibi AKP Hükümeti yaklaşık beş yıldır Sağlıkta
Dönüşüm Programı’nı uygulamaktadır. Bu Program,
sağlık hizmetlerini piyasalaştırmakta, hastaları
‘müşteri’, hekimleri ise ucuz işgücü haline
dönüştürmektedir. Parası olanın sağlık
hizmetlerinden faydalanabileceği bu sistemde
kazananlar sadece ilaç tekelleri ve büyük sağlık
sermayesi olmaktadır. TTB yıllardır toplumcu
hekimlik değerlerini savunmaktadır. Bugün birçok
yasal düzenleme ile gerek sağlık alanının
gerekse toplumsal yaşamın diğer alanlarının
üzeri karartılmaktadır. Bu karanlık havayı
dağıtmak, aydınlığa çıkarmak üzere 14 Mart 2008
Cuma günü Tıp Bayramında, ülkemizin tüm
illerinde devlet hastaneleri, sağlık ocakları,
üniversite hastaneleri ve özel sağlık
kurumlarında yarım gün boyunca hizmet
sunulamayacaktır. Kamu ve özelde çalışan tüm
hekimler yukarıda sıraladığımız talepleri
dillendirmek üzere ‘Beyaz Yürüyüş’
gerçekleştirmek üzere yollarda olacaktır.”
|
|
|
|
TÜM
YURTTA İŞÇİLER ALANLARDA
(Eylemden fotoğraflar için tıklayın...) |
|
Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'na karşı 13 Mart
günü emekçiler alanları doldurdu. Pek çok ilde
kitlesel basın açıklamaları şeklinde geçen
eylemlerde, ertesi gün gerçekleştirilecek olan 2
saatlik iş bırakma eylemine de çağrı yapıldı.
Emekçilerin en önemli haklarından olan sosyal
güvenlik ve kıdem tazminatının yaşanan süreçte
saldırı altında olduğunun vurgulandığı
eylemlerde, işçiler hükümetin saldırılarına
"Genel Grev Genel Direniş" sloganları ile yanıt
verdi.
İstanbul'da
binlerce işçi Tünel'den Taksim'e yürüdü
İstanbul'da Taksim Tünel'de bir araya gelen
binlerce işçi "İşçiler burada yalancılar nerede"
sloganıyla Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki gün
SSGSS'ye karşı çıkanları yalancılıkla itham eden
sözlerine tepki gösterdi. Emek Platformu'nun
çağrısıyla Tünel meydanında toplanan işçiler
saat 12:30'da yürüyüşe geçti. Türk-İş'e bağlı
sendikaların çoğunlukta olduğu eyleme DİSK, KESK,
Kamu-Sen ve Herkese Sağlık Güvenli Gelecek
Platformu da katıldı.
"Hükümet
istifa", "Genel grev genel direniş", "Hükümet
yasanı al başına çal" sloganlarıyla yürüyüşe
geçen kitleye İstiklal Caddesi boyunca da
katılımlar oldu. Yaklaşık 7 bin kişilik yürüyüş
koluna baronun bulunduğu sokağın başında
cüppeleriyle bekleyen Çağdaş Avukatlar Grubu da
katıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası üyeleri
de üzerinde "yıpranıyoruz" yazan ve polis
saldırısına uğrayan meslektaşlarının resimlerini
taşıyan kokartlar taşıdı.
İstiklal
Caddesi boyunca birçok işyerinden kapı ve
pencerelere çıkan emekçiler coşkulu kitleye
alkış, ıslık ve sloganlarla destek verdi.
"Kasımpaşa
imamı kaça sattın vatanı", "Geliyor geliyor
genel grev geliyor", "Parasız eğitim parasız
sağlık", "İşçiler burada yalancılar mecliste",
"Sağlıkta ticaret ölüm demektir", "Şalter inecek
bu iş bitecek" sloganlarıyla Taksim Meydanına
gelen kitleyi polis barikat kurarak durdurdu.
Polisle sendika yöneticileri arasında kısa süren
tartışmanın ardından polis barikatı kaldırdı
ancak işçilerin Taksim Meydanına girmesine izin
vermedi. Taksim Tramvay Durağının önünde yapılan
basın açıklaması için işçilerin bir kısmı Sular
İdaresi önüne ulaşırken kitlenin büyük bir
bölümü İstiklal Caddesi'nde kaldı.
‘Yalancı Tayyip'
Açıklamayı yapan Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi
Faruk Büyükkucak SSGSS'nin çalışanlar,
emekliler, hak sahibi durumundaki aile fertleri
ile dul ve yetimler için sosyal sigortalar ve
sağlık alanında ağır hak kayıplarına neden
olacağını belirtti. Yasa tasarısının iddia
edildiği gibi çalışanlar arasında norm ve
standart birliği sağlamadığını kaydeden
Büyükkucak tam tersine eşitsizlikleri daha da
derinleştirdiğini söyledi. Hükümetin yasa
tasarısının çalışanlar açısından hak kayıplarına
neden olacağını anlatan sendikaları yalancılıkla
suçlamasına da tepki gösteren Büyükkucak, mevcut
sistemdeki hakların korunduğu iddiasının gerçeği
yansıtmadığını vurguladı. "Çünkü bu tasarının
yasalaştığı tarihten itibaren herkes bu yasa
kapsamında çalıştığı süre oranında yeni
düzenlemelerden etkilenecektir." diyen
Büyükkucak'ın konuşması "Yalancı Tayyip"
sloganlarıyla kesildi. Büyükkucak, "sosyal
güvenlik ve sağlık hakları açısından yarınları
tamamen güvencesiz bırakan düzenlemeleri" kabul
etmeyeceklerini belirterek hükümetin 2 günlük
uyarı eylemine kulak vermemesi halinde Emek
Platformu'nun tekrar toplanacağını ve bundan
sonra atılacak adımları belirleyerek kamuoyuna
duyuracağını ifade etti.
Harb-İş üyeleri yol kapattı
Akşam saatlerinde de Pendik ve Mecidiyeköy'de
Türk Harb-İş sendikasına üye işçiler eylem
yaptı. SSGSS yasa tasarısını protesto etmek
üzere Pendik'te toplanan yaklaşık bin işçi D-100
Karayolunu trafiğe kapattı. Yolu uzun süre
trafiğe kapatan işçiler SSGSS yasa tasarısının
geri çekilmesini isteyerek AKP karşıtı sloganlar
attı. Mecidiyeköy'de yapılan basın açıklamasında
da Harb-İş üyeleri, Tayyip Erdoğan'ın
düzenlemenin mevcut işçilerin hak kaybına yol
açmayacağı yalanına "çocuklarımızı mezara mı
gömelim" diyerek karşılık verdi.
Ankara'da
emekçiler: Yasa çekilene kadar Kızılay'ı terk
etmeyeceğiz
Ankara Şubeler Platformu'nun çağrısıyla, Kızılay'da yapılan eylemde,
gerekirse hükümet devrilene kadar mücadelenin
süreceği ve Emek Platformu kararlarının
arkasında durulacağı vurgulandı. Saat
18:00'de Sakarya Caddesi'nde yapılan kitlesel
basın açıklamasında, hükümetin SSGSS dayatmasına
işçiler "Genel grev genel direniş" sloganlarıyla
yanıt verdi.
Ankara Şubeler Platformu Dönem
Sözcüsü ve Petrol-İş Sendikası Ankara Şube
Başkanı Mustafa Özgen, Türk-İş'le hükümetin
anlaşması gibi bir durum olmadığını belirterek,
şöyle konuştu: "Bugün konfederasyon
başkanlarının da söylediği gibi, anlaşma gibi
bir durum yok. Biz Emek Platformu olarak
kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına
izin vermeyeceğiz. Bugün ülkemizin her yerinde
yapılan eylemler bir provadır. Bizler varken,
Emek Platformu varken, bu yasa bizlere rağmen
hayata geçirilemez".
Mustafa Özgen'in konuşması
sırasında sık sık "Genel grev genel direniş",
"İşçiler birleşin AKP'yi devirin", "AKP'yi
istemiyoruz", "Söz bitti sıra eylemde"
sloganları atıldı.
Hükümet işçilere düşman, IMF'ye dost
Hükümetin söylediklerine çalışanların vereceği
en iyi yanıtın alanları doldurmak ve talepler
yerine getirilmezse bu hükümeti devirene kadar
eylemleri sürdürmek olduğunu belirten Özgen, şu
an başımızda işçilere düşman, IMF'ye dost bir
hükümet olduğunu söyledi. "Yarın hayatı 2 saat
süreyle durduracağız. Bu eylem genel grev için
provadır. Bunu herkes böyle bilsin" diyen Özgen
Türk-İş'e de şöyle seslendi: "Bu hükümetle
uzlaşma. İşçiler, emekçiler arkanda, Emek
Platformu kararlarını bekliyorlar. Bu yasa
çekilene kadar, yetmedi bu hükümet yıkılana
kadar Kızılay'ı terketmeyecekler."
Ülkenin geleceği işçilerin elinde
Daha sonra söz alan Türk-İş Ankara İl Temsilcisi
ve Yol-İş Ankara 3 Nolu Şube Başkanı Fahri
Yıldırım da Türk-İş'e ve Emek Platformu'na
seslenerek, "Sizlerin arkanızda 70 milyon,
onların arkasında ABD emperyalizmi ve Dünya
Bankası var. Yürüyün başkan, bu yasayı geri
çekecekler" şeklinde konuştu. Son kalan iki
kalenin sosyal güvenlik ve kıdem tazminatı
olduğunu belirten Fahri Yıldırım, sadece
bunların değil, gelinen süreçte ülkenin
geleceğinin de işçilerin elinde olduğunu
belirterek, bugün her alanda hem ABD
emperyalizmine, hem de onların işbirlikçilerine
karşı direnmenin zorunlu olduğunu belirtti.
Konuşmaların
ardından Emek Platformu'nun ortak basın
bildirisinin okunduğu eylem, ertesi gün
yapılacak iş bırakma eylemine ve basın
açıklamasına çağrı ile sona erdi.
Mersin'de
emekçiler sokaktaydı
Mersin Emek Platformu AKP Mersin İl Başkanlığı
önünde hükümeti protesto etti. AKP İl
Başkanlığı'na yürüyen yaklaşık bin kişi "AKP'nin
imamı kaça sattın vatanı", "Sağlık haktır
satılamaz", "Yalancı başbakan istemiyoruz",
"Yaşasın işçilerin birliği", "AKP'yi
istemiyoruz" sloganları attı. AKP binası önüne
yapılan basın açıklamasında konuşan Petrol-İş
Şube Başkanı Adil Alaybeyoğlu, "Biz IMF ile
görüşme masalarına oturmadık ama yasalarınızı 3
yıldır didik didik okuduk. Acaba Sayın Başbakan
o yasaların birkaç sayfasını da olsa okudu mu?
Bizim çocuklarımız Başbakanın çocukları kadar
şanslı değil. Bizim çocuklarımız daha 22 yaşında
gemi sahibi olmaz. Bizim çocuklarımız bu ülkenin
tek başına ticaretini yönlendiremez. Bizim
çocuklarımız Dünya Bankası'nda uzmanlık yapamaz.
Sayın Başbakan kendi çocuklarına bakarak 70
milyonu aynı gözle bakma lütfen. Kendi
çocuklarının üzerindeki icraatını kullan ama bu
ülkedeki 70 milyonu ağlatmaya hakkın yok" dedi.
Kocaeli Emek
Platformu uyardı
Kocaeli'de de Emek Platformu bileşenleri, Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS)
yasa tasarısına karşı tavrını basın
açıklamasıyla ifade etti. Türk-İş Bölge
Temsilcisi Adnan Uyar, "Genel grev, genel
direniş", "GSS Meclis'ten geçmeyecek",
"Kahrolsun IMF, yaşasın bağımsız Türkiye", "GSS
geri çekilsin" sloganları eşliğinde yaptığı
açıklamada, tasarının, çalışanların haklarını
gasp edeceğini, bu yüzden geri çekilmesi
gerektiğine değinerek, SSGSS ile herkesin sağlık
hakkından yeteri kadar yararlanamayacağına da
dikkat çekti.
Bolu'da emekçiler
alanda
Dün Kardelen Meydanına dolduran 700 kişi
hükümetin yasalaştırmak istediği Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa
Tasarısını protesto ederek hükümetin yasayı geri
çekmemesi durumunda Genel Grev başta olmak üzere
her türlü mücadeleyi göstereceklerini ifade
ettiler.
|
| |
|
TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, KESK, Türkiye Kamu-Sen,
Memur-Sen, BASK Türkiye İşçi Emeklileri Derneği,
Tüm İşçi Emeklileri Derneği,
Tüm Bağ-Kur Emeklileri Derneği, TMMOB, Türkiye
Barolar Birliği,
Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri
Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Veteriner
Hekimleri Birliği, TÜRMOB
10 Mart 2008
EMEK PLATFORMU BASKANLAR KURULU BİLDİRİSİ
Emek Platformu Başkanlar Kurulu, Platformu
oluşturan tüm kuruluşların katılımıyla 10 Mart
2008 tarihinde saat 15.00'te TÜRK-İş Genel
Merkezi'nde toplanmış, Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'na ilişkin
değerlendirmeler yapmış ve tasarıya karşı
geliştirilecek tavrı belirlemiştir.
Emek Platformu Başkanlar Kurulu, Yasa
Tasarısı'nın çalışanlar emekliler, dul ve
yetimleri için ağır hak kayıplarına neden olduğu
tespitini yapmış, emeklilik ve sağlık alanında
köklü değişiklikler yapan ve kazanılmış hakları
geriye götüren tasarıyı sosyal devlet ilkesine
aykırı olarak değerlendirmiştir.
Emek Platformu Başkanlar Kurulu, Hükümetin
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa
Tasarısı ile ilgili olarak örgütlerimizin görüş
ve önerilerini dikkate almadığı ve tasarının
çalışanların koşulları ve ülke gerçekleri ile
örtüşmediği sonucuna varmıştır.
Emek Platformu Başkanlar Kurulu, bu tasarının
yasalaşmaması gerektiği kararına vararak
tasarıya karşı ortak eylem kararı almıştır.
Alınan karara göre,
-13 Mart Perşembe günü tüm illerde kitlesel
basın açıklamaları yapılacaktır
-14 Mart Cuma günü saat 10.00-12.00 arasında
uyarı amaçlı ''çalışmama hakkını"
kullanacaktır.
-Bu uyanlara rağmen tasarı TBMM Genel Kurulu'nda
bu haliyle görüşülmeye başlanırsa, aynı gün Emek
Platformu bileşenlerinin yöneticileri ve
temsilcileri Ankara'da toplanıp tepkilerine
TBMM'ye ileteceklerdir.
Emek Platformu, gelişmeleri izleyecek ve
gerektiğinde yeni değerlendirmeler yapmak üzere
toplanacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
EMEK PLATFORMU
BAŞKANLAR KURULU
|
|
|