(BASIN-İŞ) TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI (TÜRK-İŞ)

ANA SAYFA

YAŞAM VE KADIN

Yazan: Sabire Şeker - Meteksan Matbaacılık İşçisi ve Ankara Şube Denetim Kurulu Üyesi

KADIN

Kimi der ki kadın

uzun kış gecelerinde

yatmak içindir.

Kimi der ki kadın

yeşil bir harman yerinde

dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.

Kimi der ki ayalimdir.

Boynumda taşıdığım vebalimdir.

Kimi der ki hamur yoğuran,

Kimi der ki çocuk doğuran

Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne

ayal, ne vebal.

O benim kollarım, bacaklarım, başım

Yavrum, annem, karım, kızkardeşim

hayat arkadaşımdır.

Nazım HİKMET

Nazım’ın da dediği gibi biz kadınlar; yaşamın her alanında var olan, var olma mücadelesi veren fakat üç yüz altmış beş günün sadece bir günü hatırlanan üç yüz altmış dört günü yok sayılan kadınlar, yani bizler. Eşlerinden dayak yiyen, işyerlerinde ezilen, sokakta hor görülen, aile içinde yok sayılan kadınlar.

 

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre;
( Milliyet, 8 Mart 2001)

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.

2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.

3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.

 

Mantığı var mıdır bir gün hatırlanmanın, yere göğe sığdırılamamanın? 8 Mart’ın diğer günlerden bir farkı yok benim için. 7 Mart’ta sokaklara asılan afişler, televizyonda oynayan reklamlar, 9 Mart’ta kaldırılıp, raflarında, arşivlerinde bir sonraki yıl sergilenmek için beklerler.

 

Peki bunun böyle olmasını sağlayan yine bizler değil miyiz? Çalışan kadın, hem ev kadını hem iş kadını. İş kadınının belli bir çalışma ortamı var ama evde de yaptığı bir rol var. En önemlisi eş ve anne rolü. Evde çalış, işte çalış, dayatmaları kabul et, cinsel istismarlara boyun eğ ama yine de sus. Çünkü sorunlarımızı dile getirme hakkımız olmadı yıllarca. Konuşsak da duyulmayan sesimiz, ağladıkça görülmeyen gözyaşlarımız var.

 

Sustukça artan baskılar, göz yumdukça her alanda artan istismarlar. Nereye kadar böyle gider bilmem. Sadece bir gün dile getirilen sorunlar, dile getirildiği an unutulurlar.

 

Kadınlarımız bir an evvel bu sorunlarla yüzleşmeli, bir çıkış kaynağı bulmalıdır. Bu nasıl olmalı sorusunun cevabı ise sanırım “Eğitim” cevabında gizli. Eğitimin başta gelmesi gerekiyor, kadınların önce kendi kendilerini eğitmesi şart.

 

8 Mart’ı gerçek anlamı ile düşünürsek, orada kadınların sorunları tartışılabilmeli, sorunu gösteri boyutundan çıkarıp reel bir platformda ele almak, kadınların nasıl sorunlarla karşılaştığı, nasıl yaşadığı ve bu sorunları nasıl alt edebileceği tartışılmalı.

 

Yaşamak mı varlığını hissettirmeden, yoksa ölmek mi hissettirerek varlığını?

 

Bir gün değil üç yüz altmış beş gün hatırlanmak dileğiyle el ele beraberce...

TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI

ADRES: Necetibey Caddesi, Hanımeli Sokak, No:26/7 Sıhhiye - ANKARA/TÜRKİYE   TEL: (+90) 312 230 29 08   FAX: (+90) 312 229 43 15

e-mail: basinis@basin-is.org    web sitesi: www.basin-is.org   

web tasarım ve güncelleme: Fatih Aydemir, Basın-İş Uzmanı