TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI  (BASIN-İŞ) WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ!        BASIN-İŞ, TÜRK-İŞ ve UNI ÜYESİDİR...

Basın-İş, Uluslararası İmalat ve Hizmet İşçileri Sendika Ağı UNI üyesidir. Bağlanmak için tıkayın...Basın-İş, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş üyesidir. Bağlanmak için tıklayın...
   

  Anasayfa     İletişim     Medya (Güncel Haber, Foto-Video)  

 
     

Sendikamızdan

yönetim kurulumuz
şube kurullarımız
yönetmeliklerimiz
toplu sözleşme
örgütlenme
eğiitim-yayın
eylem-etkinlik
tarihçemiz

haber-foto-video
araştırma-makale
sosyal güvenlik
yıpranma hakkı
yararlı bilgiler
emekçi kadın
uluslararası
mevzuat
1 Mayıs
dost siteler

 

IBM İşçisinin Örgütlenme Mücadelesi İçin Tıklayın...

 

 

 

 

 

(BASIN-İŞ) TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI (TÜRK-İŞ)

ANA SAYFA

GüzelDahi ve AptalGerizekalı

Tarih: 18.07.2007 Kaynak: www.sol.org.tr Yazar: Ceylan Demircan

‘Bir kadın, daha ne kadar aşağılanabilir ki! Hemen cevap vermeyin. Çünkü bunun ötesi de olabiliyormuş. Bu düzende ‘aşağılama'nın ve ‘alçalma'nın bir üst sınırı yokmuş.'

Bu yazıdaki fiillerin şiddet dolu olmasının tarafınızdan mazur görülmesi gerektiğini düşünüyoruz. "Saldırı", "terbiyesizlik", "aşağılama", "seviyesizlik". Çünkü bu fiillerin dozajı bahsi geçecek olan programa endeksli olup onun uyguladığı şiddet ile doğru orantılı olarak artacaktır.

"Kadın; ekonomik, siyasal hayatın içine girmeli" diye saatler süren tartışmalar yapan, oturumlar düzenleyen televizyon kanalları, farklı saat dilimlerinde durmaksızın kadına ve kadın emeğine saldırıyor.

Önce kadının gözyaşını kullandılar. Hazin, trajik hayatların aslında hemen yanı başımızda yaşandığını gösterdiler, ahlayıp vahladık, terkedilmiş çocukların analarıyla, şiddete uğrayan kadınların kocalarıyla iğrenç pazarlıklar yapılarak barıştırılmasını izledik. Sonra evsiz kalmış aileleri izlettiler bizlere, bir hayırsever patronun çıkıp ev, iş verme vaadiyle umutlandırıldık, alkışladık. İçinde bulunduğumuz aylarda, kilolarından dolayı aldatılan, üzerine kuma getirilecek olan kadının ekranların karşısında gram gram kilo vermesi ve kocasına kendisini beğendirmeye çalışmasını izliyoruz. "o kadını benim evime sokma!!" diye veryansın eden kadın kardiyo topunun üzerinde toparlak olduğunda çok da komik oluyordu ve Seda Sayan tüm salonu, izleyenleri güldürmeyi başarıyordu. "ay kız sıkma sen o tatlı canını, bak ne güzel manken gibi yapçam ben seni".

Bir kadın, daha ne kadar aşağılanabilir ki!
Hemen cevap vermeyin. Çünkü bunun ötesi de olabiliyormuş. Bu düzende "aşağılama"nın ve "alçalma"nın bir üst sınırı yokmuş.

Kadını evine hapseden, onu pasifleştiren en büyük etmenin "eğitim" olduğu söylenir. Eğitim görmüşlerinin de çoğunun çalışma hakkı elinden alınmıştır, çalışan da erkeklerden çok daha düşük maaş ile çalışmaya zorlanmıştır. "Eğitim şart" ki, kadın çalışma hayatının içine girsin. "Eğitim şart" ki, evinin bütçesine katkıda bulunsun.

Bu eğitim ne menem bir şeymiş ki, üniversite diploması bile kesmiyor!

Geçtiğimiz hafta Show TV ekranlarında yeni bir yarışma programı başladı, GüzelDahi. Kadınlar güzel, erkekler dahiyi oynuyor. Her biri üniversite mezunu veya kolejli (özel lisede okumuş demek) olan kadın yarışmacılar güzel olmalarının yanında Turgut Özal'a sanatçı, Irak'ın başkentine Lübnan, Mehmet Ağar'a Mehmet Ay, Bülent Ecevit'e Doğruyol Partisi Genel Başkanı diyebilecek entelektüel donanıma sahipler. Erkek yarışmacılar ise "Dahi" tanımlamasını hak etmeyecek kadar şapşal ve kişiliksizler. Programın formatı geçtiğimiz dönem Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini yürütmüş olan ve kadına, kız çocuklarına hakaretleriyle öne çıkmış Nimet Çubukçu'yu bile çileden çıkartmış. Programın yapımcısı Fatih Aksoy, bir haftadır televizyon ve gazete kanalıyla programının savunusunu yapıyor. "Bu kızlarımız aslında çok zeki, ama ilgi alanları farklı", "masanın üzerine dans eden kızları değil, onlara bakmayan erkekleri öne çıkardık", "bu programdan gençler en fazla okumanın ne kadar önemli olduğu sonucunu çıkarırlar". Ve ekliyor "kadınlar bunlarla uğraşacaklarına, kocalarından şiddet gören, töre mağduru kadınlarla ilgilensinler". Fatih Aksoy sadece izlemede rayting rekorları kıran programdan cebine girecek parayı düşünür. Şiddete uğrayan kadını da ancak para getirecekse savunur.

Ortada ciddi bir saldırı vardır. Bu saldırı sadece okumuş, eğitimli, çalışan kadına hakaret değildir. Mini eteğiyle masanın üzerine çıkıp partnerini tahrik etmek için dans eden üniversiteli kızımız kalçasını her salladığında, eteklerinden aptalı oynamak için aldığı paralar saçılmaktadır.  Bu saldırıda bilgi, üretim erilleştirilmekte ve kadının sahip olduğu deneyim ve bilgi önemsizleştirilmektedir. Ve kadın, sadece güzel, çekici, alışveriş seven bir kimliğe sokularak bu norm üzerinden idealleştirilmekte ve pazarlanmaktadır.

Bu düzenin kadın politikası işte budur...

TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI

ADRES: Necetibey Caddesi, Hanımeli Sokak, No:26/7 Sıhhiye - ANKARA/TÜRKİYE   TEL: (+90) 312 230 29 08   FAX: (+90) 312 229 43 15

e-mail: basinis@basin-is.org    web sitesi: www.basin-is.org   

web tasarım ve güncelleme: Fatih Aydemir, Basın-İş Uzmanı