TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI  (BASIN-İŞ) WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ!        BASIN-İŞ, TÜRK-İŞ ve UNI ÜYESİDİR...

Basın-İş, Uluslararası İmalat ve Hizmet İşçileri Sendika Ağı UNI üyesidir. Bağlanmak için tıkayın...Basın-İş, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş üyesidir. Bağlanmak için tıklayın...
   

  Anasayfa     İletişim     Medya (Güncel Haber, Foto-Video)  

 
     

Sendikamızdan

yönetim kurulumuz
şube kurullarımız
yönetmeliklerimiz
toplu sözleşme
örgütlenme
eğiitim-yayın
eylem-etkinlik
tarihçemiz

haber-foto-video
araştırma-makale
sosyal güvenlik
yıpranma hakkı
yararlı bilgiler
emekçi kadın
uluslararası
mevzuat
1 Mayıs
dost siteler

 

IBM İşçisinin Örgütlenme Mücadelesi İçin Tıklayın...

 

 

 

 

 

(BASIN-İŞ) TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI (TÜRK-İŞ)

ANA SAYFA

AB'de Kadın Erkek Eşitliğinin Görünmeyen Yüzü

Tarih: Mart 2005 Kaynak: sendika.org Yazar: Berna Güler Müftüoğlu

AB’nin anlaşma metinlerinde cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik yasal düzenlemeler ile getirilen bağlayıcılığın, hem AB’ne üye devletler, hem de Türkiye gibi aday devletler için önem taşıdığı açıktır. Öte yandan, kadın erkek eşitliğinin sağlanması için getirilen düzenlemeler, cinsiyet ayrımcılığının görünür kılınması açısından da önemlidir. Ancak, AB’nin de içinde yer aldığı kapitalist ekonomik düzende, cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik bağlayıcı düzenlemelerin, cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırılması için “sihirli değnek” olarak kabul edilmesi, hayalden öteye gidemeyecektir. Günümüzde, halen cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılamamış olması hakim ataerkil düzenle kapitalist üretim ilişkilerinin birbirini beslemesi ve içermesiyle ilintilidir (Acar-Savran, 2003). Bu ilintiyi görebilmek için bugün kapitalist ekonominin dinamiklerini ortaya koymak gerekmektedir.

1970’lerde kar oranlarının düşüşü ve kapitalist ekonominin krizi ile birlikte, sermaye kendi ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılanmaya başlamıştır. Yeniden yapılanma sürecinde uluslararası kurumlar (DTÖ, IMF, DB gibi) ve kurallar, yeni liberal politikalar ekseninde yeniden biçimlendirilmeye başlanmıştır. Yeni liberal politikalarla sosyal devlet anlayışı terk edilerek; eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, sosyal güvenlik ve kamusal fayda sağlayan devlet işletmelerinin özelleştirme ve ticarileştirilmesiyle piyasa devletine geçiş gerçekleştirilmeğe başlanmıştır. Bu süreçte, çalışma hayatı da yeni teknolojilere ve yeni üretim tekniklerine uygun olarak yeniden biçimlendirilmiştir. Böylece, tam zamanlı çalışmadan kısmi süreli çalışmaya geçilmesi, taşeron çalışma, ev eksenli çalışma, çağrı üzerine çalışma, tele çalışma, sıkıştırılmış ve telafi sürelerde çalışma gibi esnek çalışma biçimleri hayata geçmiştir.

Yeniden yapılanma sürecinde AB üyesi tüm ülkelerde cinsiyetler arası ücret farklılığının varlığı dikkat çekicidir. Bu ülkelerde, tam gün çalışan kadınların saatlik ücreti, erkeklerden ortalama olarak yüzde 27.5 daha düşüktür . ICTFU 2004 yılında AB’ne üye ülkelerde yapmış olduğu araştırmaya göre, Belçika’da beyaz yakalı çalışan kadınlar, erkeklere göre yüzde 30 daha az ücret almaktadır. Aynı rapora göre Danimarka’da son 20 yıllık dönemde kadın erkek ücret eşitsizliği artarak devam ettiği vurgulanmaktadır(ICFTU, 2004). Diğer taraftan AB üye ülkelerde tam gün çalışan kadınlara, aile bakım hizmetlerinin desteklenmesine yönelik yardımlar yapılmaktadır. Ancak, tam gün çalışma biçiminin yerini almaya başlayan esnek çalışma biçimlerinde kadın istihdamının gerçekleşmesiyle aile bakım hizmetleri devre dışı bırakılarak görünmeyen ataerkil ilişkilerle bu hizmetlerin maliyeti kadınlara yüklenmektedir. 2000 yılında, Avrupa Çalışma ve Yaşam Koşullarını Geliştirme Vakfı tarafından, AB genelinde 21.000 işçiyle birebir görüşme sonucunda elde edilen verilerle hazırlanmış olan bir raporda, kısmi süreli çalışmanın, kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın bir çalışma biçimi olduğunu ortaya koymaktadır (yüzde 32’ye karşılık yüzde 6). Kısmi süreli çalışmada, çalışma süresini az olması, ücret kaybını da beraberinde getirmektedir. Bu da kadınlarda ücret kaybının daha fazla olmasına neden olmaktadır (Fajertag, 1999).

Öte yandan, kısmi süreli çalışma, kadınların ev işi ve çocuk bakımı yükümlülüklerinin de korunmasına hizmet etmektedir (Acar-Savran, 2003). Avrupa Çalışma ve Yaşam Koşulları Geliştirme Vakfı’nın raporunda, kadınların yüzde 41’i çocukların bakım ve eğitimi, yüzde 64‘ü yemek ve yüzde 63’ü ev işlerini gerçekleştirdiğini görmekteyiz. Kadının ev içi emeği, emek gücünün yeniden üretimini gerçekleştirmektedir. Bu, aile içinde özelleşmiş , bireysel ve değer yasasına tabi olmayan bir emek biçimidir. Dolayısıyla ücretsizdir. Bu emeğin ücrete tabi olmaması ve yok sayılmasıyla birlikte kadının ev içi emeğine el konulmaktadır. Yeniden üretimin aile içinde gerçekleştirilmesi, sermaye için emek maliyetinin düşürülmesi açısından da oldukça önemlidir (Ansal, 1991). Sermayenin çıkarına uygun düşen bu durumun sürekliliğinin sağlanmasında esnek çalışma biçimleri önemli rol oynamaktadır.

Yeni liberal politikalar çerçevesinde AB’nde kamu harcamalarında kısıntıya gidilmesi ve bütçe kesintilerinin uygulanması ile özellikle eğitim düzeyinin kadınlar aleyhine bozulduğu görülmektedir. Diğer taraftan, daha iyi eğitim görmüş ve yoğun beceri sahibi kadınlar, yaşa bağlı ayrımcılığa da tabi tutulmaktadır. Bu bağlamda, çocukların sorumluluğunu üstlenen genç kadınlar ve yaşlanmış emek gücü olarak değerlendirilen 40 yaş üzerindeki kadınlar, çalışma hayatına dahil edilmemektedir. Emeklilik sisteminin özelleştirilmesi ile birlikte çalışılmış yılları dikkate almadan, kazançlara göre hesaplanan yeni emeklilik sisteminde kadınların erkeklere göre kazançların düşük olması nedeniyle de, emeklilik geliri de azalmaktadır (Jezerska, 2004).

AB’nde tüm bu gelişmeler, bir yanıyla, Birliğin cinsiyet ayrımcılığıyla mücadelesi için düzenlemiş olduğu kuralların sadece ve sadece kağıt üzerinde kaldığını; bir yanıyla da cinsiyet ayrımcılığının sonlandırılmasının kapitalist ekonominin işleyiş dinamikleri için gerekli olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, AB’ne girme mücadelesi veren Türkiye’nin, uyum çerçevesinde cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemeler de kağıt üzerinde kalacaktır. Öte yandan, Türkiye’de kadınların büyük bölümü (tarım kesimi başta olmak üzere) ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta ya da düşük ücretle enformal olarak istihdam edilmektedir. Böylelikle kadınların, küresel hiyerarşi içinde kapitalist ekonominin çarkları arasında daha da ezileceğini ve sömürüleceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
 

Cinsiyetçi işbölümü ve ideolojinin ortadan kalkması için sosyal devlet anlayışının önermeleri yetersiz olduğu gibi, sosyal devlet anlayışının çöktüğü günümüzde bu önermelerin hiçbir anlamı olmadığı da açıktır. Cinsiyet ayrımının olmadığı bir toplum için, kadın hareketinin sınıf perspektifi içerisinde hakim ekonomik sisteme karşı yürüteceği güçlü bir mücadeleye gereksinimi vardır.

Kaynakça
Acar-Savran G.(2003). “Kadın Emeğini Görünür Kılmak:Marx’dan Delphy’e Bir Ufuk Taraması”, Praksis, Sayı:10, (Yaz-Güz), 150-210.
Ansal H. (1991). “Kadın ve Çalışma Hayatı”, İktisat Dergisi, Sayı:313, (Mart-Nisan).
13-16
Avrupa Birliği ve Eşitlik, www.deltur.cec.eu.int.abesitlik.rdf (14.02.2004)
Avrupa Çalışma ve Yaşam Koşullarını Geliştirme Vakfı 2000 Yılı Araştırma Raporu.
Fajertag G. (1999). “Avrupa’da Çalışma Süresi”, Avrupa Sendika Hareketi-Dünü, Bugünü ve Geleceği-, Çev. B.Piyal vd., Türk Harp-İş Sendikası Yayını, 121-138.
ICFTU (2004) www.icftu.org/www/pdf/c/seuropeanionenglish2004.pdf
Lister M,(2004) “Gender, Development and EU Foreign Policy”, Gender and Foreign Policy, www.bond.org.uk/pubs/eu/eugend.pdf (14.02.2004)
WIDE (2003). Promoting a Development Agenda Through Trade?-A Critique of The EU Position in WTO Negotiations From A Gender Perspective-, www.eurosur.org/wide/home.htm.
Zuzana Jezerska (2001)”Women in Econoies in Transition-The Situation of Central and Europe www.eurosur.org/wide/EU/Enlargement/Women%20in%20Transition.htm, (17.02.2004)

TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI

ADRES: Necetibey Caddesi, Hanımeli Sokak, No:26/7 Sıhhiye - ANKARA/TÜRKİYE   TEL: (+90) 312 230 29 08   FAX: (+90) 312 229 43 15

e-mail: basinis@basin-is.org    web sitesi: www.basin-is.org   

web tasarım ve güncelleme: Fatih Aydemir, Basın-İş Uzmanı