TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI  (BASIN-İŞ) WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ!        BASIN-İŞ, TÜRK-İŞ ve UNI ÜYESİDİR...

Basın-İş, Uluslararası İmalat ve Hizmet İşçileri Sendika Ağı UNI üyesidir. Bağlanmak için tıkayın...Basın-İş, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş üyesidir. Bağlanmak için tıklayın...
   

  Anasayfa     İletişim     Medya (Güncel Haber, Foto-Video)  

 
     

Sendikamızdan

yönetim kurulumuz
şube kurullarımız
yönetmeliklerimiz
toplu sözleşme
örgütlenme
eğiitim-yayın
eylem-etkinlik
tarihçemiz

haber-foto-video
araştırma-makale
sosyal güvenlik
yıpranma hakkı
yararlı bilgiler
emekçi kadın
uluslararası
mevzuat
1 Mayıs
dost siteler

 

IBM İşçisinin Örgütlenme Mücadelesi İçin Tıklayın...

 

 

 

 

 

(BASIN-İŞ) TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİ İŞÇİLERİ SENDİKASI (TÜRK-İŞ)

ANA SAYFA

HABERLER / DUYURULAR

19.07.2007 Petrol-İş Sendikası Novamed Grevi 297. gününde
28.06.2007 Dakikada Bir Kadın Ölüyor! - Kaynak: sendika.org
03.06.2007 Filistinli Kadın Gazeteciler Sokağa Döküldü - Kaynak: sendika.org
10.05.2007 ILO: Kadınlar İşte Ayrımcılığa Maruz Kalıyor - Kaynak: sendika.org

 

PETROL-İŞ SENDİKASI'NA BAĞLI NOVAMED İŞÇİLERİNİN GREVİ 297. GÜNÜNDE
Tarih: 19.07.2007 Kaynak: Petrol-İş Sendikası

Novamed’in grevci işçilerine Almanya’dan destek

 

Alman Göçmen Kadınlar Birliği, Almanya Sol Sendikacılar Konferansı, Alman Birleşik Hizmet Sendikası Kadın ve Eşitlik Komisyonu Petrol- İş Sendikası ve grevdeki Novamed işçilerine dayanışma mesajı yolladı.

 

Almanya’da faaliyet gösteren Göçmen Kadınlar Kadın Birliği’nin geçtiğimiz Haziran ayı içinde düzenlediği “Şans Eşitliği ve Göçmen Kadınlar” başlıklı konferansta Novamed’de direnişte bulunan işçileri destekleme kararı alındı. Konuyla ilgili yapılan basın açıklamasında "Sendikal çalışma engellenmemeli ve cezalandırılmamalı Novamed'deki baskıcı ve ortaçağı andıran uygulamalara, özellikle kadın isçilere karsı kadın düşmanı "özel muamelelere" hemen son verilmesini talep ediyoruz. Bu açıklamayla, Petrol-İş Sendikasını ve Novamed’de grev yapan kadın ve erkek isçileri desteklediğimizi ve dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.” denildi.

 

Göçmen Kadınlar Birliği, Almanya’daki çeşitli sendikalar ve kadın sivil toplum kuruluşlarını Novamed’de ki grevci işçileri desteklemeye davet etti.

Haziran ayı sonunda toplanan 9. Almanya Sol Sendikacılar Konferansında da Novamed’deki grevci işçilerle dayanışma kararı alındı.
 

Bir dayanışma açıklaması da 4 Temmuz 2007’de Alman Birleşik Hizmet Sendikası’ndan geldi. Almanya’nın 2.1 milyon üye sayısıyla en büyük sendikalarından biri olan VERDİ ( Birleşik Hizmet Sendikası) Kadın ve Eşitlik Komitesi adına açıklama yapan Ute Brutzki, Novemed’deki kadın düşmanı uygulamalara derhal son verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Petrol-İş Sendikası ve grevde bulunan kadın ve erkek işçilerle dayanışma içinde olduklarını dile getiren Brutzki’nin dayanışma mesajı “ Kadınlar insana yaraşır çalışma ve yaşam koşulları için birlikte mücadeleye” diye sona eriyor.

 

Hatırlanacağı üzere Novamed Grevi ile ilgili bir yazıya Basın-İş Gündem Dergisi'nin kadın sayfalarında da yer vermiş ve üyelerimizi Novamed işçileriyle dayanışmaya çağırmıştık. Novamed işçilerinin haklı mücadelesinin nedenleri ve geldiği nokta üzerine dergimizde yayınladığımız yazıyı, hatırlatma amacıyla buraya da alıyoruz:

 

"Antalya Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren yabancı sermayeli Novamed GmbH firmasında çalışan Petrol-İş Sendikası üyesi işçiler, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde 6 ay boyunca anlaşma sağlanamaması sonucunda 26 Eylül 2006 tarihinde greve çıktılar. 83 kadın işçinin greve çıktığı Novamed’de, sendika girmeden önce işçiler son derece insanlık dışı koşullarda çalıştırılıyorlardı. Kölelik tarzı çalışma koşullarının bir bölümü aşağıda sıralanmaktadır:

 

·        Çalışma saatlerinde 15 dakika ara dinlenmesi 25 dakika da yemek molası verilmektedir. İşyerinde yemek dağıtımı uygulaması kaldırılmıştır. Yemek saatinde bir poğaça ve çay verilmektedir.

·        Çalışma saatlerinde yan yana olan iki işçinin birbirleriyle konuşmaları, hatta servis araçlarında işe gidip gelirken, konuşmaları yasaktır.

·        Çalışma saatlerinde sigara içmek yasaktır. Bu yasak o kadar abartılmıştır ki işbaşı yapmak için fabrikaya gelen işçiler şefleri ve müdürleri tarafından üzerleri koklanarak içeri alınmaktadırlar.

·        İşçiler insan olarak görülmemekte, üretimin bir parçası olarak görülmekte ve hata yapsın yapmasın sürekli olarak aşağılanmaktadırlar.

·        İşçiler aralıklarla şeflerin, müdürlerin odalarına çağrılmakta yersiz suçlamalarla hakaretler edilmektedir. O kadar ki bu seansların sonunda odadan ağlamadan çıkan işçi yok gibidir.

·        İşçilere iş saatleri dışında birbirleriyle görüşmemeleri, evlerine misafir almamaları hatta eşleriyle bile oturup konuşmamaları söylenmekte, “ertesi gün işe geleceksiniz, yemeğinizi yiyip yatın” denmektedir.

·        Kadın işçilerin evlenmek için işyerinden izin alması gerekmektedir.

·        Evli kadın işçilerin ne zaman çocuk yapacaklarına işverenleri karar vermektedir. Evli kadınların çocuk yapmaları bir takvime bağlanarak sıraya konmuş. Hangi ay hamile kalabileceği belirlenmiş. Bu takvimden, yani zamanından önce hamile kalan kadın işçi, tekrar işe alınacaksın denilerek tazminatı da ödenmeden işten çıkartılmaktadır. Bir yıl sonra ise bazıları işe alınmamakta, bazıları da artık işe dönmek istememektedir.

 

Petrol-İş’in başlattığı örgütlenme çalışması sonrasında ise, işveren sendikanın önünü kesmek için bu yöndeki baskıları hafifletmiş, bunun yerine sendikaya ve sendikalı işçilere yönelik baskıları yoğunlaştırmıştır. Sendika üyesi işçilere istifa etmeleri yönünde ciddi bir baskı uygulanırken, bir yandan da fabrikayı yurtdışına taşıyacakları ve sendika yüzünden hepsinin işsiz kalacağı yönünde tehditler gündeme gelmiştir. Ancak işverenin tüm baskılarına rağmen, Novamed işçisi direnmiş ve Petrol-İş Sendikası Novamed’de çoğunluğu sağlayarak toplu sözleşme masasına oturmuştur. Ancak işverenin katı ve uzlaşmaz tutumu nedeniyle anlaşma sağlanamamış ve işçiler insana yakışır çalışma ve yaşam koşulları için 26 Eylül günü greve çıkmışlardır.

 

Bugün Novamed’deki 83 kadın işçi direnişi sürdürmektedir. Petrol-İş Kadın Dergisi’nde yer alan söyleşide grevdeki kadın arkadaşlar, sendika girmeden önce işçi gibi değil köle gibi çalıştırıldıklarını, hem işçi hem de kadın olarak çok ciddi aşağılamalara, hakaretlere ve hatta fiziksel şiddete maruz kaldıklarını anlatıyorlar. Ve onlar “Buradan çıksam ve başka bir işyerine girsem yine sendikalı olurum. Bizim hakkımızı bizden ve bizim gibi olan insanlardan başkasının koruyamayacağını biliyorum artık.” diyorlar.

 

Basın-İş Sendikası Kadın Komitesi olarak,  tüm zorluklara karşın, 200 günü aşkın süredir insanca bir yaşama kavuşmak için sendikalarıyla birlikte direnen Novamed’in kadın işçilerini selamlıyor; tüm üyelerimizi bu onurlu direnişe destek olmaya ve onlarla dayanışmaya çağırıyoruz."

 

DAKİKADA BİR KADIN ÖLÜYOR!
Tarih: 28.06.2007 Kaynak: sendika.org

Anne ölümlerinin üçte ikisi en yoksul 13 ülkede

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Dünya Çocuklarının Durumu 2007 raporunda, yapılan tahminlere göre, dünyada her yıl 500 bini aşkın kadının gebelik ve doğumla ilgili nedenler sonucu yaşamını yitirdiği, çok sayıda kadının da yaşamları boyunca sürecek sorunla karşılaştığı bildirildi.

Bu rakamın her dakikada bir kadın ölümü demek olduğu belirtilen raporda, bütün anne ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'nun gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiği ve Afrika ile Asya'daki anne ölümlerinin bu toplamda yüzde 90 paya sahip olduğu belirtildi.

Raporda, 2000 yılında meydana anne ölümlerinin üçte ikisinin dünyanın en yoksul 13 ülkesinde görüldüğü, aynı yılda bütün anne ölümlerinin dörtte birinin Hindistan'da meydana geldiği anımsatıldı.

Sanayileşmiş Ülkelerde 4 Binde Bir

Sahra Güneyi Afrika'da yaşayan her 16 kadından birinin gebelik veya doğum sırasında öldüğü belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

''Oysa sanayileşmiş ülkelerde bu nedenler yüzünden ölen kadın sayısı 4 binde birdir. Dahası, annelerini yitiren yeni doğanların ölme olasılıkları da anneleri hayatta olan yeni doğanlara göre 3 ila 10 kat daha fazladır. Oysa temel sağlık hizmetlerine erişim olanaklarının bulunması halinde bu kadınların çoğunun yaşamı kurtarılabilirdi. Söz konusu hizmetler bütün doğumlara eğitilmiş görevlilerin eşlik etmesi ve komplikasyonlar karşısında acil doğum bakım yardımlarının sağlanmasıdır.''

Raporda UNICEF'in anne ölümlerine ilişkin bilgi temelini geliştirmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) birlikte çalışma yürüttüğü anlatıldı.

On yılı aşkın bir işbirliği ve ortak çalışma deneyimine sahip bu kuruluşların gebelik nedeniyle veya gebeliğin başka sorunları tetiklemesiyle ölen kadınların sayısını tahmin için yeni bir yaklaşım geliştirme çabası içinde olduğu aktarılan raporda, söz konusu proje için geliştirilen metodoloji mevcut veri açıklarını kapatacak ve halen veri bulunmayan ülkeler için tahminler geliştirileceği ifade edildi.

AA

 

FİLİSTİNLİ KADIN GAZETECİLER SOKAĞA DÖKÜLDÜ
Tarih: 03.06.2007 Kaynak: sendika.org

Filistin’de aşırı islamcı kesimlerin, İslam'ın öngördüğü gibi giyinmeyen kadınların başlarının kesileceği tehdidi üzerine Filistinli gazeteci kadınlar tarafından protesto edildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Gazze'deki ofisinin önünde toplanan Filistinli kadın gazeteciler Abbas'ın, Kılıç Hakkı adlı grubun tehdidine karşı önlem alması çağrısında bulundu. AFP’nin haberine göre gösteriye katılan gazeteci Lina Shahine, "Devlet Başkanlığı'nın, televizyon çalışanlarının karşı karşıya kaldığı tehditlere önleyici tedbirler almasını talep ediyoruz. Çünkü bu tehditlerin ciddi olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Cuma günü basına gönderilen bir açıklamada, "Ulusun ahlakını ve maneviyatını korumak için gerekli görürsek boğazları damardan keseceğiz" denilmişti. Filistinli kadın televizyon gazetecilerini hedef alan bildiride, utanç verici ve ahlak dışı hareketlerde bulunanların cezalandırılacağı ifade ediliyordu.

Öte yandan, Filistin Gazeteciler Birliği konuyla ilgili bir bildiri yayınlayarak, "Tüm gazeteciler, yerel örgütler, partiler, siyasi güçler ve parlamento üyeleri ifade özgürlüğünü tehdit eden bu tehlikeli açıklamaya karşı ayağa kalkmalıdır" açıklamasında bulundu. Filistinli gazeteci kadınlar yarın gösteri yapması bekleniyor.

Kaynak: ANF NEWS AGENCY

 

ILO: KADINLAR İŞTE AYRIMCILIĞA MARUZ KALIYOR
Tarih: 10.05.2007 Kaynak: sendika.org

Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO)’nun 2007 yılı işyerinde eşitlik adlı raporu İsviçre’nin Cenevre kentinde yayınlandı. Raporda, kadınların bugün iş alanında daha fazla yer aldığı belirtilirken, buna karşın daha az gelir elde etikleri ve ayrımcılığa maruz kaldıkları kaydedildi.

Her ne kadar ayrımcılığa karşı mücadelede büyük gelişmeler kaydedildiyse de, çalışma alanında cins, ırk ve dine dayalı ayrımcılık devam ediyor. Ayrımcılığa en çok maruz kalanlar kadınlar. Özürlüler, eşcinseller ve AIDS hastaları ise daha ince bir ayrımcılığa maruz oluyorlar. BM’ye bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) raporunun yazarı Manuela Tomei ‘‘Dünyanın her tarafında, ülkelerin zengin veya fakir olmalarından bağımsız, siyasal sistemleri fark etmeksizin ayrımcılığın yaşanıyor olması dikkat çekicidir. Ayrımcılık insanlara bağlı bir olgudur ancak bunun artık toplum tarafından kabul edilmemesi gerekiyor’’ dedi.

Kadınlara Karşı Cam Duvar

Raporda, dünyanın her tarafında kadınların daha fazla ödenek karşılığında iş yaptığı ancak erkeklere kıyasla daha az para aldığı belirtiliyor. ‘‘Cam duvar’’ olarak tabir edilen ayrımcılıkla kadınların üst düzey görevlere gelmesi engelleniyor. Parlamento ve hükümet yönetimlerinde kadınların temsil oranı da halen çok düşük.

Asya ülkelerinde 2004 yılı rakamlarına göre fabrikada çalışan kadınlar erkeklerden yüzde 30 daha az maaş alıyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde de durum farklı değil. İstatistiklere göre birçok Avrupa ülkesindeki fabrikalarda çalışan kadınlar erkeklerden yüzde 20 daha az maaş elde ediyor. Dünyada kadınların en az para aldığı ülke Bahreyn olurken bu konuda en iyi ülkelerin ise İsveç ve Avustralya olduğu belirtiliyor.

Çok sayıda ülkede kadınlara çocuk edinmek isteyip istemediklerinin sorulması yasak olmasına rağmen, İLO’ya göre bu soru işverenler tarafından kadınların iş başvurularında yaygın olarak sorulmaya devam ediyor. Her ne kadar kanunen ayrımcılık giderek daha fazla hukuken yasak haline gelse de, işverenler ten rengi ile ırka dayalı ayrımcılığı daha ince şekilde yapıyorlar.

Eşcinsel Olmak Çoğu Ülkede Suç

Eşcinsellere karşı ayrımcılık bir süreden beridir bazı ülkelerde kabul edilmez olarak görülürken, 75 ülkede ise eşcinsel olmak yasak ve çoğu yerde suç. Yine bir çok yerde iş başvurusunda bulunanlar AIDS testinden geçiriliyorlar. Bazı durumlarda haberleri olmadan yapılıyor. Yine çok sayıda insanın iş başvurusu kalıtsal hastalıklar nedeniyle reddediliyor. Dünyada sayıları 470 milyon olan özürlülere karşı ayrımcılık ise daha da arttı. ILO’ya göre Avrupa’da ulaşım sorunu yaşayan 16-64 yaş arası özürlülerin yüzde 47’si ve birden fazla özürlü yanları olanların ise ancak yüzde 15’i iş bulma şansına sahip.

İLO 1951 yılında kadın ve erkeklerin eşit derecede emekleri karşılığında ödüllendirilmelerini içeren bir protokol yayınladı. Söz konusu dönemde protokol çok aşırı ileri giden bir adım olarak değerlendirildi. Söz konusu protokol günümüzde ILO’ya bağlı olan 180 ülkeden 163’ü tarafından imzalanmış durumda. Protokolü imzalamayı en çok Arap ülkeleri reddediyor. Tayland ile Singapur ise 1958 yılında kabul edilen işyerinde her türlü ayrımcılığı yasaklayan anlaşmayı reddeden ülkeler arasında yer alıyor. ABD ise hem protokolü hem de ayrımcılığı yasaklayan anlaşmayı imzalamayan ülkeler arasında yer alıyor.

ANF News Agency

TÜRKİYE BASIN, YAYIN, GRAFİKER VE AMBALAJ SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI

ADRES: Necetibey Caddesi, Hanımeli Sokak, No:26/7 Sıhhiye - ANKARA/TÜRKİYE   TEL: (+90) 312 230 29 08   FAX: (+90) 312 229 43 15

e-mail: basinis@basin-is.org    web sitesi: www.basin-is.org   

web tasarım ve güncelleme: Fatih Aydemir, Basın-İş Uzmanı