HÜKÜMET EMEKÇİLERİN HAKLARINA SALDIRIDA HIZ KESMİYOR

Hükümet ‘işsizlikle mücadele’ adı altında yeni bir saldırı paketi hazırlığında. Çalışanların kıdem tazminatı, işyeri hekimi, hükümlü çalıştırma şartı gibi pek çok kazanımı gasp edilmeye hazırlanıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı, istihdam üzerindeki vergi yükünden kıdem tazminatına, zorunlu istihdamdan nitelikli işgücü yetiştirilmesine kadar pek çok konuyu içeren, “istihdam paketi” son aşamaya geldi. 18-29 yaş arasında ilk kez işe girenlerin SSK işveren primlerinin 5 yıl Hazine tarafından ödenmesini, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun kaldırılmasını içeren paketi yılbaşından sonra sosyal tarafların görüşüne sunulacak. Ancak, bizler sosyal taraflara iletilen paketlerin nasıl kabul edildiğini “Sosyal Güvenlik Reformu” aldatmacasında çok iyi gördük.
Pakette dikkati çeken en önemli nokta ise, kıdem tazminatlarımızın bir kez daha saldırı altında olduğu.
İşveren Yükümlülükleri Ortadan Kaldırılıyor:
Mevcut düzenlemelere göre 50 veya üzerinde işçi çalıştıran işyerleri için belirli sayıda eski hükümlü, terör mağduru ve özürlü istihdam zorunluluğu ortadan kaldırılıyor. İşyerlerinin kreş açması, işyeri doktoru ve emzirme odası bulundurması zorunlulukları da kaldırılacak. İşyerleri söz konusu hizmetleri dışarıdan satın alabilecek veya bu hizmetler için ortak birimler açabilecek. Çalışan sayısı 500 ya da üzerinde olan işyerlerinde spor tesisi kurulması zorunluluğu kaldırılacak. Mevcut düzenlemelere göre, 100-150 arasında kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde 1 yaşından küçük çocukların emzirilmesi için emzirme odası kurulması, 150’den fazla kadın işçinin çalıştığı işyerlerinde 0-6 yaş çocukların bakılmaları için kreş kurulması zorunlu. Asgari ücret 435 YTL olarak açlık sınırının bile altında belirlenirken, çalışan kadınların hangi parayla çocuğunu hangi kreşe vereceği merak konusu. Diğer taraftan, sosyal güvenlik yasa tasarısıyla emzirme yardımını bir ayla sınırlamayı düşünen iktidarın, bu kez emzirme odaları uygulamasını da kaldıracak olması ile çalışan kadınların bebeklerinin sağlıklı gelişimine ikinci bir darbe daha vurulacak.
Genç İstihdamına Teşvik Kıdemlilere Darbe:
Genç istihdamını artırmak için 18-29 yaş arasında ilk kez işe girenlerin SSK işveren primleri Hazine tarafından karşılanacak. Oysa genç istihdamını teşvik gerekçesiyle gündeme getirilen bu uygulamayla, 30 yaş üzeri çalışanların işine darbe vurulacağı gözardı ediliyor.
Kıdem Tazminatı İçin Fon Kuruluyor:
Bu fon için işverenden yüzde 3 pay alınması, SSK primlerinden 2 puanın fona yönlendirilmesi, İşsizlik Sigortası Fonu için işverenin verdiği katkı payından 1 puanın da fona kaydırılması öngörülüyor. Pakette yer alan diğer bir alternatife göre ise kıdem tazminatı ücretlere eklenecek. Nitelikli eleman yetiştirilmesi için işsizlik fonundan, İş-Kur’a kaynak aktarılarak, iş garantili meslek kursları açılacak. 2009’dan itibaren işveren üzerindeki SSK prim yükünde 5 puanlık indirime gidilecek.
Türk-İş’ten Pakete Şartlı Destek:
Hükümetin yeni istihdam paketini Milliyet’e değerlendiren Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, kıdem tazminatına ilişkin düzenleme yapılmasına tepki gösterdi. “Kıdem tazminatı tartışma konusu yapılmamalı” diyen Kumlu, tazminatlara dokunulması halinde genel grev kararı alacaklarını ifade etti. Kumlu, “Fon oluşturulması, tazminatların maaşlara eklenmesi ya da başka bir formüle tümüyle karşıyız” dedi.
Mevcut yasadaki zorunlu istihdamla ilgili hükümlerin korunmasını istediklerini vurgulayan Kumlu, 18-29 yaş arası gençlerin işveren priminin devletçe ödenmesi konusuna ise şartlı destek verdi. Uygulamanın istihdamı artıracağını dile getiren Kumlu, “Bu tür teşviklerde sendikalı işçi istihdam edilmesi koşulunun da getirilmesi bizim taleplerimiz arasında. Çünkü bu hem kayıtdışı ekonomiyi azaltacak, hem de sendikal örgütlülüğün güçlenmesini sağlayacaktır” dedi.
Sendikamızın Görüşleri:
Paketin içeriğine baktığımızda, işsizlik sorununu çözmek bahnesiyle, işvereni rahatlatmak amacı taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü, bu düzenlemeler hayata geçerse eğer, 30 yaş üzerinde çalışanların üzerinde ciddi bir işten çıkarma baskısı olacaktır. İşveren elbette kendisine maliyeti daha az olanı işe almak isteyecektir. Hele hele de vasıfsız veya az vasıf gerektiren işçilerin büyük bir kısmının işten çıkarılıp onların yerine prim teşvikinden yararlanmak için genç istihdam edileceği muhakkaktır. Bu düzenlemelerle hü,kümet, sakatları, terör mağdurlarını, hükümlüleri, yaşı 30’un üzerinde olup vasıfsız olanları işsiz bırakıp, yerine genç işçi çalıştırılmasını teşvik etmektedir. Bu düpedüz işsizliğe çağrıdır. Diğer taraftan, kreş ve emzirme odası zorunluluklarının ortadan kaldırılması, kadın istihdamına darbe vuracaktır.
Kıdem tazminatına dönük öneriler ise kesinlikle kabul edilemez. Kıdem Tazminatına ilişkin düzenleme bir yandan işsizlik sigortası fonunun çarçur edilmesine, diğer taraftan ileriki yıllarda da kıdem tazminatı, yükünün tamamen ortadan kaldırılmasına yol açacakır. Kıdem tazminatı yükümlülüğünden kurtulan işverenler için işten çıkarmalar daha da kolaylaştırılacaktır. Ayrıca, çalıştığımız süre zarfında, tasarruf edilen ücret olarak kabul edilmesi gereken kıdem tazminatlarımız için bir fon kurulması ve devlet eliyle devletin kasasında biriktirilecek olması demek, tazminatların değerlendirilmesi, ve ödenmesini devletin insiyatifine bırakmış olmamız demektir. İşsizlik Sigortası Fonu’nun nasıl işletildiği, zorunlu tasaruflarımıza ve konut edindirme yardımlarımıza ne olduğu hala hafızalarımızdadır.
Bugün ortalama haftalık çalışma saatleri yasal sınırların üzerindedir. Bu yasal sınırlamalara uyulması dahi bir ölçüde istihdamı artırmaya yetecektir.