|
I.BÖLÜM: UNI-KURULUŞU YAPISI VE İŞLEYİŞİ
Uluslararası Hizmet İşçileri Sendika Ağı – UNI,
1998 yılı boyunca süren yoğun görüşme
trafiğinden sonra uluslararası dört Sendika
Federasyonunun 1999 yılında yaptıkları
Kongrelerinde aldıkları karar sonrasında 1 Ocak
2000 günü resmen kurulmuş oldu. Bu Federasyonlar
şunlardı:
Uluslararası İletişim Federasyonu- Comunications
International (CI),
Uluslararası Grafik Federasyonu-International
Graphical Federation (IGF),
Uluslararası Medya ve Eğlence Federasyonu (MEI)
ve
Uluslararası Ticari Sekreterlik, Profesyonel ve
Teknik Çalışanlar Federasyonu- International
Federation of Clerical, Profesional and
Technical Employees (FIET)]
Böylece 140 ülkeden 1000’e yakın sendikada
örgütlü 15 milyonu aşkın işçi gücünü
birleştirmiş oldu.
UNI bu büyük yapıyı, küresel ve bölgesel ölçekte
daha işlevsel bir idari mekanizmaya
kavuşturabilmek, kurucu dört Federasyonun bu
yapı içerisinde erimesini veya tabanından
kopmasını önlemek, yeni sendikal stratejiler
geliştirebilmek için küresel, bölgesel ve
sektörel olarak yapılandırdı. Ayrıca işkolları
arası üç grup tanımladı ve teşkilatlandırdı:
Dört bölge örgütü (UNI Regional):
UNI Avrupa, UNI Apro-Asya Pasifik, UNI Amerika
ve UNI Afrika,
13 Ana Sektör Örgütü (UNI Sectors):
Kumarhane, Ticaret, Ticari Satış Temsilciliği,
Elektrik, Finans (Banka ve Sigorta), Grafik, Saç
Bakım-Güzellik, Sanayii-Bilgi Teknolojileri ve
İş Hizmetleri, Medya- Eğlence ve Sanat, Posta ve
Bağlı Servisler, Emlak ve Güvenlik Hizmetleri,
Sosyal Güvenlik ve Bireysel Sağlık Hizmetleri,
Telekominikasyon, Turizm) ve
Üç İşkollarıarası (interprofessional) Grup (UNI
Groups):
UNI Kadın İşçiler, UNI Genç İşçiler ve UNI
Yönetici ve Profesyonel Personel
UNI’nin aktif olarak proje üreten, sendikalara
bilgi ve dayanışma sağlayan, UNI Sektör
Örgütleri, Bölge Örgütleri, Grupları ve üye
sendikalar arasındaki her anlamda sendikal
faaliyetleri destekleyen sendikal faaliyet
alanları ile ilgili çalışan bölümleri ise
şunlardır:
Sendikal Gelişme, İşçi Sağlığı İş Güvenliği,
İşçi Hakları, Çocuk İşçilik, Çokuluslu
Şirketler, Uluslar arası İlişkiler, Outsourcing
& Offshoring, Örgütlenme ve ayrıca Dayanışma
UNI Bölümleri, UNI Grup ve Sektör
temsilcileriyle birlikte yukarıdaki ana
konularla ilgili olarak, konferanslar
düzenlenmesi, proje üretilmesi, WTO, Dünya
Bankası, IMF, OECD, AB, Mercoser, NAFTA gibi
uluslar arası ve bölgesel ekonomik ve siyasi
kurumlar nezdinde baskı oluşturulması, BM ve ILO
nezdinde lobi faaliyetleri yürütülmesi,
çokuluslularla Küresel Çerçeve Antlaşması
imzalanması, diğer küresel sendika
federasyonları ile işbirliği olanaklarının
geliştirilmesi gibi faaliyetler yürütmektedir.
Ülkemizden UNI’ye üye olan örgütler şunlardır:
Basın-İş, Tez-Koop-İş, BASİSEN, BASS, Haber-Sen,
Türkiye Haber-İş ve Türk Koop-İş.
UNI ilk Kongresini de 5-9 Eylül 2001 tarihinde
Berlin’de yapmış, BASİSEN Genel Başkanı Metin
Tiryakioğlu UNI Küresel Yürütme Kurulu üyeliğine
seçilmiştir. Tiryakioğlu 2005 yılında yapılan
Kongre’de de bu görevine yeniden seçilmiştir.
II.BÖLÜM: BİR DERS- UNI’NİN DOĞUŞUNU HAZIRLAYAN
KÜRESEL YENİDEN YAPILANMA
UNI ile ilişkilerde yeni bir yapılanmaya girmek
ve UNI’ye üye sendikalar arasında bir “İşbirliği
ve İrtibat Komitesi” kurmaya neden ihtiyacımız
olduğunu, bu komitenin sendikalarımıza ne gibi
getirileri olacağını tartışmadan önce, 2000 yılı
öncesinde sendikalarımızın üyesi olduğu eski
yapıların yani uluslar arası dört işkolu
federasyonunun neden birleştiği sorusunu biraz
açmamız gerekiyor.
Geride bıraktığımız 30 yıllık dönemde sermaye,
istihdamı artırmak amacıyla sermaye önündeki
kısıtlamaların kaldırılması, finansal
teşviklerin artırılması, sosyal güvenlik
ödentilerinin azaltılması, sanayide etkinliği
artırmak amacıyla devlet teşebbüslerinin
özelleştirilmesi ve ekonominin kontrollerden
arındırılarak rekabete açılması, emek
piyasalarının esnekleştirilmesi, sendikaların
gücünün azaltılması, toplu pazarlığın
etkinliğinin zayıflatılması gibi politikaları
savuna gelmiş ve sonunda Türkiye örneğinde
olduğu gibi 21. Y.Y.’a girerken bu isteklerini
bir çok ülkede büyük oranda elde etmiştir.
Yine bu dönemde bilgi ve iletişim teknolojisinde
yaşanan inanılmaz ölçülerdeki gelişme,
beraberinde sermayenin de ışık hızıyla yerküre
üzerinde hareket olanaklarını artırmıştır.
Sermayenin etkinlik alanını genişletmesinin
yanısıra küresel ölçekte uygulamaya konan
yukarıdaki politikalar nedeniyle sendikalar gün
geçtikçe gücünü ve etkinliğini yitirmiştir.
Buna bağlı olarak, özellikle II.Dünya savaşı
sonrasında ulusal ekonomilere ve demokrasilerine
damgasını vurmuş bulunan sendikalar bugün sadece
artan işsizlikten değil, aynı zamanda daha uzun
dönemli olduğu sezilen başka bazı gelişmelerden
de büyük ölçüde etkilenmektedir. Örneğin
çalışmanın niteliğini değiştiren ileri
teknolojilerden, yeni üretim ve yönetim
tekniklerinden, küreselleşme sürecinden,
işgücünün yapısındaki değişmelerden,
sendikalaşmaya sıcak bakmayan beyaz yakalıların
işgücü içerisindeki ağırlığının artışından, genç
kitlelerin medya bombardımanı altında toplumsal
muhalefet ve örgütlü hareket bilincinden
gittikçe uzaklaştırılması, işsiz sayısındaki
artış, kadın ve çocuk emeğinin daha çok
kullanılması, sendikal tabanı daraltmıştır.
Küreselleşme ve çok uluslu şirketlerin artan
önemi, uzunca bir süre ulusal sınırlar içinde
korunmuş bulunan sendikaların pazarlık gücünü
zayıflatmaktadır. Sendikalar ayrıca bazı
ülkelerde güçlenen sendika karşıtı kamuoyundan
da zarar görmüşlerdir. Yine bu dönemde izlenen
neo-liberal politikalar bağlamında başlatılan
kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi
uygulamaları da, Türkiye gibi örgütlü işgücü
kamu kamu işyerlerinde ağırlıklı olan ülkelerde
sendika hareketinin gücünü zayıflatan en büyük
etkenlerden birisi olmuştur.
Adım adım örülen Yeni Dünya Düzeninin en büyük
özelliği, sendikalara tek başına hareket etme
şansı tanımamasıdır.
İşte bu düşünceden hareketle, 1990’larla
başlayan sendikalar arası işbirliği anlayışı
özellikle 1995 sonrasında özellikle Avrupa
ülkelerinde sendikal birleşmelere evrilmiştir.
UNI yeni dünya düzenine, çokulusluların artan
etkinliğine, küreselleşme ideolojisiyle temel
işçi hak ve özgürlüklerinin, sosyal hakların
budanmasına bir cevap olarak doğmuş ve
teşkilatlanmıştır. UNI’nin kuruluş amaçlarını en
iyi 2001 Dünya Kongresinde alınan ve yukarıda
yer verdiğimiz öncelikleri yansıtmaktadır.
III.
BÖLÜM: UNI ÜYESİ SENDİKALARARASI ULUSAL İŞBİRLİĞİ /
İRTİBAT KONSEYLERİ (UNI Liaison Councils)
UNI kuruluşundan sonra bünyesinde barındırdığı
sektörlerde faaliyet yürüten sendikaların
birleşmesi, işbirliği olanaklarını artırması
yönünde üye sendikaları sürekli teşvik etti.
Faaliyete geçtiği 2000 yılı başından hemen sonra
14 Şubat 2000’de yaptığı çağrıyla üye
sendikaları ulusal ölçekte işbirliği yapmaya
çağırdı.
O dönemden bu güne, UNI dokümanlarında
rastladığımız kadarıyla şu ülkelerde UNI üyesi
sendikalar ulusal işbirliği/irtibat konseyleri
kurdular:
Japonya, Filipinler, Singapur, Finlandiya,
İtalya, Hırvatistan, Arjantin, Tayland, Malezya,
Mozambik, Karayipler, Fransa, Güney Kore,
Brezilya, Peru, Güney Afrika vb. Kimi ülkelerde
ise irtibat büroları açılmıştır (Örnek Rusya).
UNI’ye ülkemizden üye sendikalar her ne kadar
UNI Yürütme Kurulu’nda bir üye ile temsil edilse
de UNI ile ilişkilerini bu güne kadar tam
anlamıyla bir işbirliğine dönüştürememiş,
UNI’den gerektiğince yararlanamamışlardır.
İlişkiler büyük ölçüde üye olunan UNI Sektör
örgütleriyle sınırlı kalmıştır.
UNI Genç ve UNI Kadın örgütleriyle herhangi bir
çalışmaya gidilmemiş, Türkiye, bu örgütlerde
temsil edilmemiştir. Yine UNI bünyesinde
oluşturulan, Sendikal Gelişme, Çokuluslular,
Örgütlenme, Çocuk İşçilik gibi bölümlerle bilgi
alışverişi yapılmamış, bu konularda bir çok
ülkede çeşitli projeler yürütülmesine karşın
ortak proje çalışması bu güne kadar
yapılmamıştır.
Türkiye Avrupa Birliği yolunda ilerlerken, UNI
Avrupa ile ortak bir çok alanda işbirliği ve
dayanışma içine girilmemiştir. Ancak,
Türkiye’nin müzakere tarihi alması, UNI üyesi
sendikaların dayanışma içerisinde UNI Avrupa ile
ilişkilerini daha da geliştirmesini gerekli
kılmıştır.
Oldukça kısıtlı hükümler içeren Sendikalar
Kanunu ve Toplu Sözleşme Grev ve Lokavt
Kanunlarında yaşanan sorunların giderilmesi
noktasında değişikliklerin yapılması yönünde UNI
Avrupa ile ortak bazı çalışmalar yapılabilir.
Ayrıca, bu kapsamda yürüteceğimiz tüm
çalışmalara, 19 Kasım 2004 tarihinde Brüksel’de
yapılan UNI Avrupa Yönetim Kurulu Toplantısında
alınan aşağıdaki karar uyarınca, UNI-Avrupa
Bölge Örgütünden ciddi katkılar
sağlayabileceğimizi ümit etmekteyiz.
“Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliğinin
geleceği üzerine kısa bir tartışmadan sonra, YK
yakın zamandaki ETUC kararını desteklemektedir
ve Bölge Sekreterine UNI Avrupa’nın Türkiye ile
ilişkileri geliştirmesi konusunda
yetkilendirmiştir.”
IV.
BÖLÜM: UNI ÜYESİ SENDİKALARARASI ULUSAL İŞBİRLİĞİ'NİN SENDİKALARIMIZA
SAĞLAYACAĞI OLANAKLAR
A)
Ulusal Dayanışmanın Hayata Geçirilmesi
Yukarıdaki bölümlerde ifade ettiğimiz üzere,
işyeri bazında örgütlenme, genel tanıtım ve
bilinçlendirme kampanya ve projeleri hayata
geçirilmeden gelecekte mümkün olmayacaktır, olsa
bile kalıcı olamayacaktır. Bu sorunu aşmak
sendikaların ortak hareket etme kabiliyetlerini
artırmasıyla mümkündür. Çünkü, örgütsüz, genç ve
kadın işçilerin, işsizlerin bir bütün olarak hak
ve çıkarlarıyla ilgili, örgütlü mücadele bilinci
ile ilgili geniş kapsamlı eğitimden geçirilmesi
şarttır. Başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede
sendikalar ortak çalışma anlayışının da ötesine
geçerek birleşme yönüne giderken ülkemizde
sendikalarımızın ortak çalışma içine girmemesi
eksikliğimizin bir göstergesidir. Yasal
mevzuatın yeterli olmaması bir bahane olamaz.
Konfederasyonlarımızın ve diğer bazı demokratik
kitle örgütlerinin birleşerek Emek Platformu’nu
kurması, bu yapı etkin bir yapıya
dönüştürülemese de bizim için önemli bir deneyim
ve örnek teşkil etmektedir.
Bu nedenle bugün kurulacak bir UNI’ye Üye
Sendikalararası Eşgüdüm/İrtibat Konseyi ulusal
sendikal ittifaklarının harekete geçirilmesi,
ortak çalışmalar yürütülmesi, ortak örgütlenme
ve eğitim kampanyaları yürütülmesi, dayanışma
ruhunun geliştirilmesi için aynı zamanda uluslar
arası ayağı da olan önemli bir platform işlevi
görecektir.
B) Sendikal Örgütlenme Olanakları
Örgütlenme sorununun çözümü mutlaka sendikaların
küresel ve ulusal ölçekte kolektif çalışmasıyla
aşılabilecektir.
UNI Eşdüm/İrtibat Konseyi, ortak örgütlenme
proje ve kampanyaları hayata geçirmek, çokuluslu
şirketlerin örgütlenmesi, UNI Avrupa ve Avrupa
Çalışma Konseylerinin örgütlenme için bir araca
dönüştürülmesi, UNI bünyesinde kurulan Küresel
Sendikal İttifaklara katılım ve bu ittifakların
Türkiye için harekete geçmesinin sağlanması,
uluslararası ve ulusal dayanışmanın harekete
geçirilmesi, yine uluslararası ve ulusal bilgi
ve deneyimlerin paylaşımı açısından önemli ortak
bir platform işlevi görebilecektir.
1-Örgütlenme Proje ve Kampanyaları
UNI Üyesi Sendikalararası Eşgüdüm Konseyi’nin
kurulması bizim için adeta bir zorunluluktur.
Çünkü son dönem örgütlenme çalışmalarından ve
yaşanana ekonomik ve sosyal gelişmelerden bir
ders çıkarmak gerekirse, kamuoyu ve işçiler
genel olarak sendikalara güvenini yitirmiş, işçi
sınıfı katmanlara bölünmüş, yeni iş
organizasyonları ve atipik çalışma biçimleriyle
birbirinden uzaklaştırılmış, genç işçiler hak
arama ve örgütlü mücadele bilincinden yoksun
yetiştirilmiştir. Tarımdaki sermayeleştirme
süreci nedeniyle önümüzdeki birkaç yıl
içerisinde örgütlü mücadeleden bi haber
milyonlarca vasıfsız işçi/işsiz kentlere akın
edecektir.
Bu nedenle örgütlenme için gerekli olan
kamuoyunun oluşturulması, işçilerin henüz
sendikayla ilişkiye geçmeden sendikalaşma
yönünde eğilim göstermesinin sağlanması,
gençlere, işsizlere ulaşılması, geniş katılımlı
kampanyaların yürütülmesi, aktif örgütlenme
uzmanlarının yetiştirilmesi, sendikal yapıların
geliştirilmesi ve sendikacıların eğitilmesi
ancak bu yolla mümkün olacaktır. Kısacası
işçilerin örgütlenmesi, ancak ve ancak
sendikaların kendi iç örgütlenmesini
tamamlamasından ve organize olmasından
geçmektedir.
Bunun yanısıra parçalanmış olan işyerlerinde,
çalışma saatleri ve dinlenme zamanları
birbirinden farklı olan, işsizlik korkusu ile
yaşayan işçilere sadece işyerlerinde ulaşmanın
zorluğu ortadır. Dolayısıyla örgütlenme
stratejilerinin sadece işyerlerine
odaklanmasıyla bu sorunun çözülmeyeceği ve
işçilere, işçi adaylarına ulaşılabilecek her
mekanın (okullar, dernekler, festival alanları,
konserler v.b.), her iletişim aracı (Tv, Radyo,
İnternet, Gazete v.b.) örgütlenme alanı olması
gerektiği açıktır.
Daha önce UNI bünyesinde çeşitli eğitim ve
örgütlenme çalışmaları yürütülse de bu projeler
yukarıda belirttiğimiz üzere etkili olmaktan
uzaktır.
Bu bağlamda, UNI Küresel, UNI Genç ve UNI Kadın,
UNI Sektör Örgütleri ile Türk Sendikaları ortak
sendikal tanıtım ve bilinçlendirme kampanya ve
projeleri hayata geçirebiliriz.
2-Çokuluslu Şirketlerin Örgütlenmesi
Son yıllarda ülkemizde faaliyet gösteren
çokuluslu şirketlerin, yabancı yatırımların
sayısı hızla artmaktadır. Bu şirketlerin
örgütlenmesi de yine en büyük sorunlarımız
arasındadır ve başarılı bir örgütlenmenin yolu
yine hem ulusal ve hem de uluslararası
dayanışmadan geçmektedir.
a.Küresel Çerçeve Antlaşmaları
Bu konuda sendikaların son dönemde kullandıkları
en önemli araç küresel sendikalarla bu şirketler
arasında imzalanan “Küresel Çerçeve
Antlaşmalar”dır. Bu antlaşmalar genel olarak,
şirketlerin hangi ülkede faaliyet gösterirse
göstersin işçilerin temel hak ve özgürlüklerine
ve sendikalaşmaya ILO normları dahilinde saygı
göstermesini sağlamak için önemli bir araç
olmuştur. Bu antlaşmaların hazırlık aşamasında
referans alınan diğer uluslararası sözleşmeler
ise insan halkları, çevre ve işçi hakları
üzerine ilkeler içeren OECD Çokuluslular Rehberi
ve Birleşmiş Milletler Küresel Sözleşmesidir.
UNI bugüne kadar 15 çokuluslu şirketle, Küresel
Çerçeve Antlaşma imzalamıştır ve bu sayı 2 yıl
öncesine kadar sadece 5 idi. Bunlardan ikisi
kendi sektörümüzdedir. Halen görüşmeleri süren
17 şirket daha vardır Küresel Antlaşma İmzalanan
Şirketler:
• Nampak, Güney Afrika – Grafik Sektörü
• Quebecor, Kanada- Grafik Sektörü
• France Telecom, Fransa, Haberleşme Sektörü
• Metro, Almanya, Ticaret Sektörü
• Portugal Telecom, Portekiz, Haberleşme
Sektörü
• Telefonica, İspanya, Haberleşme Sektörü
• H&M, İsveç – Ticaret Sektörü
• Carrefour, Fransa – Ticaret Sektörü
• OTE, Yunanistan – Haberleşme Sektörü
• ISS, Danımarka – Emlak Hizmetleri Sektörü
• Euradius
• Group 4 Falck
• NAG
• Securitas
• UPU
• Küresel Antlaşma İçin Çalışma Yürütülen
Diğer Bazı Şirketler:
• Amazon.com
• Amcor
• Cable & Wireless
• Deutsche Telecom
• Alcan
• SBC/Ameritech
• Securicor
• Vivendi
• Vodafone
• MCI/WorldCom
• Xerox
• Smurfit Kappa
• Donely
Bu şirketlerle ilgili çalışmaları yürütmek üzere
kurulan komiteler, konferans, örgütlenme
projesi, eylem ve etkinlik ve görüşme trafiği
eksenininde bir dizi faaliyet organize
etmektedir.
b.Küresel
Sendika İttifakları
Diğer taraftan, Çokuluslu bazı şirketlerde UNI
önderliğinde uluslararası sendika ittifakları
kurulmuştur. Bu ittifaka dahil olan sendikalar
arasında bilgi alışverişi için network kurulmuş,
çeşitli hak ihlalleri, işçi çıkarmalar vb
uygulamalar karşısında birleşik bir hareket
içine girilmiştir. Bu ittifaklar şu an sadece
telekomünikasyon sektöründe vardır. Ancak diğer
sektörlerde ve çokuluslu şirketlerde benzer
insiyatifler geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu
sendika ittifakları şunlardır:
Cable & Wireless Sendika İttifakı
France Telecom Sendika İttifakı
Telefonica Sendika İttifakı
Ayrıca benzer organizasyonların kurulduğu ve
sendika ittifakına dönüştürülmeye çalışılan
şirketler ise şunlardır: Xerox, Vodafone,
Vivendi, SBC/Ameritech, Deutsche Telekom
c.Avrupa
Çalışma Konseyleri (EWC) ve Avrupa Toplu
Pazarlık Düzeni
AB müktesebatı dahilinde Eylül 1994’te kabul
edilen bir direktifle kurulması sağlanan Avrupa
Çalışma Konseyleri (EWC), Avrupa genelinde
faaliyet gösteren her bir şirketten gelen işçi
temsilcilerinin birleşerek, o şirkete ait tüm
işyerlerinde sendikal haklar, imzalanan toplu
sözleşme, sağlık ve güvenlik gibi temel işçi
haklarının eşitlenmesi ve geliştirilmesi
noktasında büyük yarar sağlamaktadır. EWC’ler
aynı zamanda, Avrupa işçi sınıfının bir bütün
olarak hareket etmesinin ve bölgesel demokratik
gücünü artırmasının zeminini hazırlamaktadır.
Avrupa Çalışma Konseylerinin geçtiğimiz yıllarda
Avrupa Birliğine üye olan Doğu Avrupa
ülkelerinde yaygınlaştırılması ve çalışmalara
etkin katılımın sağlanması yönünde UNI’nin ciddi
çalışmaları var. Avrupa Birliğine üyelik
müzakerelerinin başlaması için tarih alan
Türkiye, bu olanaktan resmi olarak bugün
yararlanamayabilir ancak, ülkemizde ve Avrupa da
faaliyet gösteren çokuluslu veya bölgesel
şirketlerde kurulmuş Avrupa Çalışma Konseyleri
çalışmalarına katılımın sağlanması ve onların
Türkiye’de işçi haklarına saygının tesisinde
siyasi baskı aracı olarak kullanılması mümkün
olabilecektir.
Ayrıca, günümüzde AB ülkelerinde faaliyet
gösteren güçlü işçi konfederasyonları, belli bir
sektörü kapsayan ve tek bir ülkede yapılan toplu
sözleşmenin Birliğin tamamında sektörel bazda
uygulanması konusu üzerinde çalışmaktadır.
Avrupa Sendika Federasyonları, Avrupa İşçi
Sendikaları Konfederasyonu-ETUC, Küresel Sendika
Federasyonlarının Avrupa Bölge Örgütleri birlik
genelinde sektörel bazda ortak toplu sözleşme
yapabilmenin imkanlarını araştırmakta ve bu
konuda AB kurumları üzerinde ortak ve çok güçlü
bir baskı unsuru olabilmektedirler. Bu
çalışmalara katılım yine Türkiye’den üye
sendikaların etkinliğini artırabilecektir.
C)
Avrupa Birliği, UNI ve Türkiye'deki Sendikal
Haklar
Sendikalar Kanunu ve Toplu Sözleşme Grev ve
Lokavt Kanununda yer alan bir çok kısıtlama
nedeniyle örgütlenme çalışmalarımız büyük yara
almaktadır. Bu kısıtlamaların belli başlı
olanları şunlardır: ülke barajı, işyeri barajı,
işkolu düzeyinde örgütlenme zorunluluğu,
federatif örgütlenmenin yasaklanması, kimi
meslek dallarına ilişkin sendikalaşma yasağı,
grev yasakları, toplu sözleşme prosedürü,
noterlik işlemleri, vb.
Bu yasak ve kısıtlamaların kaldırılması için,
Avrupa Birliği bünyesinde Sosyal Avrupa
Modeli’nin güçlendirilmesi ve temel işçi hakları
ve insan haklarına ilişkin yasal mevzuatın
güçlendirilmesi ve bağlayıcı hale getirilmesi
için çalışmalar yürüten sendikalar arasında
önemli bir yeri olan UNI ve UNI Avrupa Bölge
Örgütü ile ortak bir çalışma yürütülebilir.
Bu konuda hazırlanacak bir rapor, UNI ve UNI
Avrupa Yürütme Kurullarının bilgisine sunularak,
ilişkide olunan Avrupa Parlamentosu
Milletvekilleri, Avrupa Sendikalar
Konfederasyonu (ETUC) ve UNI’ye üye tüm Avrupalı
sendikalar kanalıyla bir kampanya
başlatılabilir.
Elbette bu çalışma Türkiye’deki UNI üyesi
sendikalar arasında bir eşgüdümü gerekli
kılmaktadır.
D)
IV.Bölüme Sonuç: Bilgi Paylaşımı ve Eşgüdüm
UNI kurul ve organları, dünya genelinde bölgesel
yakınlık dikkate alınarak oluşturulan 18
bölgeden gelen temsilciler arasından
seçilmektedir. Türkiye, UNI Küresel, UNI
Sektörel, Bölgesel ve grupları için Güney Avrupa
Bölgesine girmektedir. Bu bölgeye ayrıca,
Yunanistan, İtalya, Malta, Portekiz, İspanya ve
Kıbrıs girmektedir.
Yukarıda saydığımız tüm UNI yapılarına
seçimlerde Türkiye’nin temsil edileceği bölge
Güney Avrupa Bölgesidir. Bu nedenle gerek
sektörel gerekse de Avrupa ve Gruplarda etkinlik
aynı zamanda Güney Avrupa bölgesine giren
ülkelerin sendikalarıyla etkin ilişkilerle
mümkün olabilecektir. Sendikalararası
Eşgüdüm/İrtibat Konseyi bu ülkelerle ilişkileri
ve bilgi alışverişini daha da artıracak ve
sürekli hale getirecektir.
Diğer taraftan, toplantılara ve konferanslara
katılımın dışında sendikalarımızın UNI ile olan
ilişkileri ve bilgi paylaşımı bir düzen ve
süreklilik arzetmemektedir. Diğer ülkelerdeki
UNI üyesi sendikalar tarafından yürütülen
örgütlenme proje ve kampanyaları, hazırlanan
materyallerin çevirisi üyelerimizin bilgisine
sunulması, sendikalarımızın yürüteceği
çalışmalara ışık tutması, küresel ölçekte
kurulan komitelere ve çalışmalarına katılım,
Avrupa Birliği ile ilgili çalışmalara katılım,
Türkiye’den sendikaların bu konularda
yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi ve
materyallerin paylaşımı gibi konular ancak kendi
aramızda kuracağımız sürekli ve düzenli bir
irtibat/eşgüdüm ağıyla mümkün olabilecektir.
BASİSEN Sendikamızın Genel Başkanı Metin
Tiryakioğlu’nun 2005 yılında yapılan UNI Dünya
Kongresinde UNI Küresel Yürütme Kurulu Üyeliğine
seçilmesi dışında sendikalarımız hiçbir kurul ve
organda (bazı komite çalışmaları hariç) temsil
edilmemektedir.
Sendikalarımızın temsili, ilişkilerin
yoğunlaştırılması ve süreklilik arzetmesine,
ortak çalışmalara bağlıdır. Türk Sendikaların
hem UNI Küresel bünyesinde, hem de üyesi
olduğumuz UNI Sektörleri ve UNI Avrupa
içerisinde ayrıca UNI Genç, UNI Kadın,
içerisinde geniş tabanlı bir temsili oldukça
önemlidir.
Üst düzey temsil beraberinde UNI kaynak ve
bilgilerinden üst düzeyde yararlanmayı ve
dayanışmayı da beraberinde getirecek, ayrıca
yukarıdaki bölümlerde ifade etmeye çalıştığımız
kampanya ve projelerin uygulamaya konmasında
önemli olacaktır. |