|
Kamuoyuna:
Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya,
TUSIAD’ın, 12 Kasım Pazartesi günü başlayacak
olan Kalite Kongresi’nde "Küresel İlkeler
Sözleşmesi"ne imza koyacak olması nedeniyle,
Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın yaptığı
açıklama üzerine Sendikal Haklar ve Küresel
İlkeler Sözleşmesi üzerine bir açıklama yaptı.
Akkaya açıklamasında, bu sözleşmeye 2006
yılında imza atan ve TUSIAD politikaları
üzerinde etkili olan Türkiye’nin en büyük
Holdinglerinden Eczacıbaşı’nın kendi
şirketlerinden birinde, E-Kart Elektronik Kart
Sistemleri A.Ş.’de, henüz attığı imzanın
mürekkebi kurumadan sözleşmeyi ihlal eden
davranışlara girdiğini belirtti. Akkaya
açıklamasında şunlara değindi:
TUSIAD’ın ve Türkiye’nin önde gelen sermaye
grupları’nın, Birleşmiş Milletler “Küresel
İlkeler Sözleşmesi”ne imza atacak olması, insan
hakları, sendikal haklar, temel işçilik hakları
ve çevre duyarlılığı açısından önemli bir
adımdır.
Ancak, TUSIAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ
"Atacağımız bu imzayla ’sadece kár içgüdüsüyle
hareket etmeyelim, yaşadığımız topluma katkı
yapacak adımlar atalım’ anlayışını yerleştirmek
istiyoruz" açıklamasını yaparken, TUSIAD’ın önde
gelen üyelerinden olan Eczacıbaşı Holding’de ve
sendikal hakların ihlal edildiği diğer tüm
şirketlerde yaşananlara bir bakmalıydı.
Sendikamızın, Eczacıbaşı’nın ortağı olduğu
E-Kart Elektronik Kart Sistemleri A.Ş.’de
yaşadığı deneyimler, atılan bu adımın çalışma
hak ve özgürlüklerine ilişkin ayağının sakat
olduğunu ispatlamaktadır.
Eczacıbaşı, kendisine bağlı tüm şirketler adına
“Küresel İlkeler Sözleşmesi”nin altına Mayıs
2006’da imza atmasının üzerinden daha iki ay
geçmeden, Ağustos 2006’da ortağı olduğu E-Kart
Elektronik Kart Sistemleri A.Ş.’de sendikamızın
başlattığı sendikalaşma çalışmalarını
engelleyebilmek için tüm yolları denemiştir.
E-Kart’ta çalışan ve T.C. Anayasası ile 90.
maddesi kapsamında kanun hükmünde kabul edilen
imzalanmış Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO
Sözleşmeleri ve diğer uluslararası sözleşmelerle
temel hak olarak tanınan ve İş Yasası,
Sendikalar Yasası, Türk Ceza Yasası ile garanti
altına alınan sendikalaşma özgürlüğünü kullanan
ve Basın-İş’e üye olan işçilere karşı, Küresel
İlkeler Sözleşmesinin İhlali anlamına gelen şu
uygulamalara başvurmuştur.
1. Sendikalaşma özgürlüğünü ihlal ederek,
üyelerimizi sendikadan istifa ettirmek için,
öncelikle iki üyemizi işten çıkarmış, ardından
yoğun baskılar sonucu üyelerimizin yarısını
istifa ettirmiştir. Bu durum, işten çıkarılan
iki arkadaşımızla ilgili olarak, İstanbul 1. İş
Mahkemesi hakimliğine sunulan bilirkişi
raporunda da tespit edilmiştir. Mahkeme, iki
arkadaşımızın,
sendikal nedenle işten çıkarıldıkları yönünde
karar verdi ve 4 aylık ücretleri alacakları
yanısıra işe iade edilmemeleri halinde 12 aylık
ücretleri tutarında sendikal tazminata hükmetti.
İşveren bu kararla yetinmeyip, Yargıtay’da
temyiz etmiştir.
2. Toplu pazarlık hakkını
engellemeye/geciktirmeye dönük olarak E-KART
İşvereni, kuruluş aşamasında verdiği bilgiler
doğrultusunda yıllardır kullandığı ve Bakanlık
tarafından yapılan işkolu koduna ilişkin
tespite, sendikalaşma süreci başlar başlamaz
itiraz etmiştir. Yapılan bilirkişi
incelemesinde, ağırlıklı baskı işi yapılması
nedeniyle, işkolu 10 nolu basın-yayın işkolu
olarak tespit edilmiş ve
Gebze 1. İş Mahkemesi, 19.6.2007 tarih ve
2006/130 esas nolu kararı ile işverenin
itirazını yerinde görmeyerek reddetmiştir.
İşveren bu kararı da temyiz etmiştir.
3. Toplu pazarlık hakkını engellemeye dönük
olarak, 17 Ağustos’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı’na yaptığımız toplu sözleşme yetki
tespitini, önce istenen işçi listesini
gönderemeyerek geciktirmiş, ardından da
Bakanlığın elindeki listeye göre yaptığı
çoğunluk tespitine İş Mahkemesi nezdinde itiraz
etmiştir. Oysa, 17 Ağustos itibariyle
sendikamıza üye olanlar, noter onaylı olarak
kesindir ve o tarihte işyerinde çalışan listesi
de açıktır. Mahkemelerin iş yükü dikkate
alındığında, bu tip davaların Yargıtay süreci
dahil 1 yıldan fazla sürdüğü bilinmektedir.
Listelerin karşılaştırmasından rahatlıkla
anlaşılacak bir konunun yargıya taşınması açıkça
işçilerin toplu pazarlık hakkını kullanmasını
geciktirmeye dönüktür.
Davanın görüldüğü Kocaeli 3. İş Mahkemesi’nin
28.09.2007 tarih, 2007/760 esas ve 2007/616
karar numarasıyla verdiği kararda, sendikamızın
toplu sözleşme imzalayabilmek için Yasa’nın
aradığı çoğunluğa sahip olduğu yönünde hüküm
kurulmuştur. Bu karar da ayrıca, işverenin
işkolu itirazı nedeniyle Gebze 1. İş
Mahkemesinde görülen davanın bekletici mesel
yapılması yönünde başvurusu, “ davacı tarafın
gerek SSK İl Müdürlüğü’nde gerekse Bölge Çalışma
Müdürlüğü’nde gereçekleştirdiği tescil işlemi
sırasında işyeri sicil numarası verildiği sırada
belirlenen işkoluna, Bakanlık tarafından
çoğunluk tespitinin yapıldığı 07.09.2006
tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunmamış
olması, Bakanlık iş müfettişliğinin 03.11.2006
tarihli rapor içeriği, Gebze 1. İş Mahkemesinin
2006/130 esas sayılı kararı ve dosyamıza konu
davanın acele işlerden olması durumu dikkate
alınarak bu konunun bekletici mesele yapılmasına
gerek olmadığı, ……., davacının bu yöndeki
isteminin iyi niyetli olmadığı düşüncesine
varılmıştır” gerekçesiyle
reddedilmiştir.
4. İşveren, 2007 ücret zammını belirlerken
sendika üyeleri aleyhine ayrımcılık yapmış,
geride bıraktığımız bir yılı aşkın sürede, şef
ve alt müdürler eliyle işçiler üzerinde
psikolojik baskı kurmuş, izinlerde, iş
dağıtımında, sendikalı işçiler aleyhine sürekli
sıkıntılar çıkarmış, bu şekilde diğer
üyelerimizin de sendikadan istifası için
psikolojik baskı kurulmuş, bu yolla işe yeni
alınan işçilere karşı sendika aleyhine
propaganda yapılmıştır.
Yukarıda sıraladığımız sendika ve toplu pazarlık
karşıtı E-Kart Yaklaşımı, TUSIAD Başkanı Arzu
Doğan Yalçındağ’ın açıkladığı yaklaşımla hiç de
bağdaşmamaktadır. Eczacıbaşı Holding, bağlı 37
şirketi ve 8000 çalışanını kapsayacak şekilde
altına imza attığı ve desteklediği Birleşmiş
Milletler’in Küresel İlkeler Sözleşmesi- Global
Compact’ın 10 ilkesinden biri olan
“İş dünyası
çalışanların sendikalaşma ve toplu müzakere
özgürlüğünü desteklemelidir” şeklindeki 3.
ilkesini, ihlal etmektedir. Oysa Eczacıbaşı,
TUSIAD politikalarına yön veren, en eski ve
önemli üyelerinden birisidir.
Mahkeme kararları temyiz edilmiş ve kesinleşmiş
yargı kararına dönüşmemiş olsalar dahi,
E-Kart’ta yaşanan çalışanlar açısından hak
ihlallerini bilirkişi tespitleriyle ve
içerikleriyle ortaya koymaktadır.
Küresel İlkeler Sözleşmesi, Eczacıbaşı için,
Pazar kavgasında kamuoyu önünde bir makyaj
malzemesidir. Bu, kamuoyuna farklı kendi
işçisine farklı yaklaşımın, TUSIAD Başkanı’nın
açıkladığı ve yaygınlaştırmayı amaçladıklarını
belirttiği yaklaşımla aynı olmamasını ümit
ediyoruz.
Öyle ümit ediyoruz ki, TUSİAD Eczacıbaşı gibi
peynir gemisini lafla yürütmeye çalışmasın. Ve
soruyoruz,
TUSIAD BAŞKANI’NIN SÖZÜNE, İMZASINA NASIL GÜVENELİM?
Saygılarımla,
Merkez Yönetim Kurulu adına
Yakup Akkaya
Genel Başkan
|