|
“Türk-İş 20.
Olağan Genel Kurul Kararı” olarak kabul edilmesi
ve öncelik verilmesi gerektiğini düşündüğümüz
önerilerimiz aşağıda bilginize sunulmuştur.
Uygun görülmesi halinde, Genel Kurul Sürecinde
bu önerilerimizin dikkate alınmasını arz ederiz.
A) Örgütlenme
Türk-İş’e düşen en
büyük görev, kamuoyunda sendikaların itibarını
artırmaya dönük kampanya ve etkinlikler
planlamasıdır.
Ayrıca, 2821 ve
2822 sayılı yasalarla ilgili 3 yıldır süren
tartışmalara artık bir son verilmesi, Bakanlığın
Sendikaların taleplerini göz önünde bulundurarak
hazırlayacağı yeni yasaların biran önce kabul
edilmesi için bir kampanya yürütülmesi
gerekmektedir. Bu konuda tüm mücadele
olanaklarının harekete geçirilmesi gerektiği
düşüncesindeyiz.
Özellikle, toplu
pazarlık ve sendikalaşmanın önünde bir duvar
gibi duran prosedür ve yargı sürecinin
haklarımızı engellemeyecek düzeye çekilmesi için
çaba harcanmalıdır.
Bunların dışında
örgütlenmeye dönük olarak Türk-İş tarafından
yürütülmesi gerektiğine inandığımız çalışmalar
şunlardır.
1- Türk-İş
bünyesinde Toplu Sözleşme Koordinasyon Kurulu
örneğinde olduğu gibi sendikalararası Örgütlenme
Koordinasyon Kurulu ve bu Kurul altında
örgütlenme konusunda çalışan örgütlenme
uzmanlarından oluşan bir Teknik Komitenin
Kurulması,
Bu Kurul ve Teknik
Komitenin, örgütlenmeye dönük olarak yeni
kolektif stratejilerin tespiti, uygulanması,
sendikalar arası dayanışma, ulusal kampanyalar
vb konularda çalışmalar yürütmesi
2- Türk-İş
bünyesinde ulusal düzeyde sendikalı ve
sendikasız tüm işçiler için “Sendikal Bilgi
Çağrı Merkezi” ve sadece sendikasız işçiler için
“Sendikal Örgütlenme Çağrı Merkezi” kurulması,
bu şekilde işçilerle doğrudan iletişim
olanaklarının artırılması
3- Sendikal
örgütlenmeyi teşvik edecek, işyerlerinde
demokrasi, hak ve özgürlükler ve sendikal
misyona vurgu yapacak, geniş çaplı bir Ulusal
Örgütlenme Kampanyası hazırlanması ve
uygulanması
4- Örgütlenme
özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkı önündeki
engellerin kaldırılması için (halihazırda
gündemde bir taslak var iken) acilen ulusal bir
kampanya başlatılması ve başarı kazanıncaya
kadar devam ettirilmesi.
B) Birleşik
Mücadele
Sendikal
birleşmeler, uluslararası alanda günümüzün en
temel sendikal mücadele stratejilerinden biri.
Avrupa genelinde, Latin Amerika’da, Amerika
Birleşik Devletlerinde sendikalar, birbirine
yakın işkollarında daha güçlü, daha örgütlü bir
sendikal mücadele için birleşik bir mücadelenin
temellerini atıyorlar.
Üyesi olduğumuz
uluslararası örgütümüz Uluslararası Grafik
Federasyonu-(IGF), 2000’li yıllara üç farklı
uluslararası işçi federasyonuyla birleşerek
girdi (Uluslarası İletişim Federasyonu- (CI),
Uluslararası Medya ve Eğlence Federasyonu (MEI)
ve Uluslararası Ticari Sekreterlik, Profesyonel
ve Teknik Çalışanlar Federasyonu- (FIET)).
Böylece 140 ülkeden 1000’e yakın sendikada
örgütlü 15 milyonu aşkın işçi gücünü
birleştirmiş oldu.
Bundan 1 yıl önce
kasım 2006, Uluslararası Hür İşçi Sendikaları
Konfederasyonu ICFTU ile Dünya Emek
Konfederasyonu WCL birleşerek, ITUC adını aldı
ve ilk kongresini topladı.
Türkiye’nin
dışında, her yerde işçiler, küreselleşmeyle
gelen sorunlara, birleşerek karşı koymaya
çalışıyor. Sendikal birleşmeler, Avrupa çapında
birçok ülkede görülmektedir. Örneğin farklı
sektörlerden sendikaların oluşturduğu sendikal
yapılar, Avusturya’da 500 bin, Almanya’da 3
milyon, Hollanda’da 450 bin üye düzeyine
ulaşmaktadır. Bunun dışında benzer sendikal
birleşmeler sonucunda, İsviçre, Belçika, Fransa,
İtalya, Portekiz, İspanya, Danimarka ve diğer
ülkelerde onbin üyeli sendikalardan yüzbinlerce
üyeye sahip sendikalara geçiş yaşanmıştır. Son
olarak İngiltere’de sendikal birleşmeler sonucu,
2 milyon üyeli, imalat sanayiinde örgütlü bir
sendika kurulmuştur.
Sendikalarımızın
şunun farkına varmalıdır ki, küreselleşme ile
gücüne güç katan sermaye, IMF, Dünya Bankası ve
Dünya Ticaret Örgütü’nün gücü ve kontrolünde her
şeyi, sağlığı, sosyal güvenliği, eğitimi
acımasız piyasa çarkının içine çekiyor ve,
emekçiler için yaşam her geçen gün biraz daha
adaletin, eşitliğin, barışın olmadığı, sömürünün
arttığı bir yaşama dönüşüyor.
Bizler, sendikal
örgütlenmek için bir işyerine girdiğimizde,
işçiyi karşımıza aldığımızda, hangi ırktan,
hangi dinden, mezhepten, cinsiyetten, düşünce ve
ideolojiden olursa olsun sözümüze, “Ey işçiler
gücünüz birliğinizdir, dayanışmanızdır” diyoruz.
Bu nedenle,
gönlümüzden geçen ve en temel sendikal
politikamız haline gelmesi gereken şeylerden
biri, bu saldırıya karşı koyabilecek düzeyde,
birleşik bir sendikal mücadeledir. Bu,
Türk-İş’in, DİSK’in, Hak-İş’in, konfederal
düzeyde, sendikaların da federal düzeyde ve
hatta tek bir sendika çatısı altında
birleşmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu nedenle, biran
önce Konfederal ve federal düzeyde
birleşmelerin, sendikal birleşmelerin önünü
açmak için, hazırlanan taslakların taleplerimiz
doğrultusunda kabul edilmesini sağlamak
durumundayız.
Dolayısıyla,
Türk-İş 20. Olağan Genel Kurulu’na birleşme
yönünde çağrı yapılmalı ve Genel Kurul’umuz
birleşme yönünde Karar alarak iradesini ortaya
koymalıdır. |