|
Asgari ücret bugün tam bir hayal kırıklığı
yaratarak açıklandı. 4 kişilik bir ailenin aylık
açlık sınırının Türk-İş’e gore 688 YTL’ye,
asgari geçim endeksinin de TÜİK’e göre 640
YTL’ye ulaştığı bir ortamda, oybirliği ile kabul
edilen 2008’in ilk altı ayı için
net 435,92 YTL, ikinci altı ayı içinse 457,63
YTL’nin anlamı şudur: Bu işçiler iş buldukları
için şanslı kölelerdir. Karın tokluğuna
çalıştırılabilirler.
3 milyonu
kayıtlı 2,5 milyonu kayıtdışı işçi, açıklanan bu
asgari ücretle, bırakın geçinmeyi nasıl karnını
doyuracak? Böyle bir asgari ücret nasıl olur da
tarafların oybirliği ile belirlenir? Bu
hususları anlamak mümkün değildir.
Oysa Türk-İş
tarafından geçtiğimiz günlerde kamuoyuna
açıklanan bir raporda, ''Asgari ücret, TÜİK
rakamlarının bile yakalanamaması nedeniyle,
tespit edildiği andan itibaren yetersiz,
çelişkili ve tutarsız, insanca bir yaşam düzeyi
sağlamaktan uzak 'yoksulluk ücreti' olmaktadır''
vurgusu yapılıyordu.
Peki, hani
nerde o dünya ortalamasının üzerinde seyreden
gelişme hızımız? Nerede o 7 bin doları aşan kişi
başına düşen milli gelirimiz? Nerede düşen
işsizlik oranlarımız? Türk-İş Olağan Genel
Kurulu’nda Sayın Başbakan’ın, gözümüzün içine
baka baka ekonomideki baş döndüren gelişmelerden
bahsetmesine karşın, bizim adımıza Asgari Ücret
Komisyonu’na katılanlar, asgari ücret
açıklanırken, “Türkiye’nin şartları bu kadarını
gerektiriyor” diyebilmelerini, yani bu çelişkiyi
herhalde açıklayabilirler.
Son bir yılda
TÜİK verilerine göre fiyat artışları, asgari
ücretli bir işçinin ana harcama kalemlerinde,
yani gıda ve alkolsüz içeceklerde %12,29,
konutta %11,20 oranlarında gerçekleşmişken,
diğer bir deyişle ücretler bu oranlarda
erimişken, ilk altı ay için verilen yüzde 4’lük
artışı kabul etmek anlaşılır değildir.
Diğer taraftan,
asgari ücret lehine konuşanlar, 2008 yılbaşından
itibaren yürürlüğe girecek olan asgari geçim
indirimi uygulamasını da, bir lütuf olarak, ek
bir zam olarak göstermeye çalışmakta, toplumu
yanıltmayı amaçlamaktadır. Oysa asgari geçim
indirimi, geçtiğimiz yıllarda topladığımız fiş
ve fatura karşılığı vergi iadesi yapılması
uygulamasının yerine geçmiştir. Yani, bir
cebimizden alınan para bir başka cebimizden bize
geri verilmiştir.
Sonuç olarak,
Basın-İş Sendikası olarak, insanca bir yaşam
düzeyi sağlamaktan uzak olan “asgari” yani
“açlık” ücretini şiddetle protesto ediyoruz.
Merkez Yönetim Kurulu adına,
Yakup Akkaya
Genel Başkan
|